11 Ocak 2026 Pazar

Genel Bir Değerlendirme


Son günlerde sık karşılaştığım bazı soruları genel bir ihtiyaç olduğunu varsayarak bir değerlendirme altında cevaplamak istiyorum.

Bu teknolojiyi öğrenmek, küçük bir işletme kurmak, kendine yeterli tarımsal bir üretim modelinin parçası olarak yetiştiricilik yapmak,  ya da sadece bir hevesin tatmini olsun doğru bir başlangıç yapmalısınız. Sadece Bsf yetiştiriciliğini deneyimlemek bir akvaryum kurmaya benzemediği için yüksek maliyetli ve yıkıcı bir maceraya dönüşebilir gerçekten. Bu canlı ile ilk kez tanışacaklar için az bir miktar larva ya da yumurta edinip bir kaç kasada besleme yapmalarını ama bunu yaparken büyüttükleri larvaları ne yapacaklarına da baştan karar vermiş olmalarını tavsiye ederim. Çöpe atmak iyi bir çözüm olmaz, şikayet konusu edilebilir. Bu nedenle her türlü deneme ölçeğinde üretilen larvaları nasıl değerlendireceğinize mutlaka öncesinde karar vermelisiniz.

Teorik alt yapının tamamlandığını varsayarak başlangıç ölçeği olarak bir tül ve karanlık odadan oluşan basit bir kurulum tercih edilmeli, bol güneş alan ısıtma ve soğutma sorunu olmayan, çevreden şikayet konusu edilmeyecek bir yerde başlanmalıdır.10 metrekarelik bir alan yeterli olacaktır.  Tül ve karanlık odaların ölçülerine, daha önceki yazılarımda değinmiştim. Her biri 0.8 m3 civarında bir hacimde ışık geçirmez vasıfta bir kumaştan dikilmiş karanlık oda ve mayo filesi kumaşından bir kafes diktirilmelidir. Bu iki ortamın birbiriyle olan ilişkisi internetteki videolarımdan görülebilir. 10 civarı 60x40x12 ve 40x30x12 iki farklı boyutta plastik kasalar edinilmeli küçük olanlar büyük olanın içine yerleştirilerek larvalar küçük olanın içinde beslenmelidir(larvaların kaçma sorunu). İlk denemenizde larvalar pupa aşamasına kadar etlik toz civciv yemi ile beslenmeli ve tamamı damızlık olarak kullanılmalıdır. Larvalar prepupa aşamasına geldiğinde karanlık odaya yerleştirilmelidir. Atraktan, yumurta yatağı, oda nemi çok kritik ayrıntılar olmayıp internetteki videolardan bulduğunuz herhangi bir çözüme karar verebilirsiniz. Ortam ısısı önemli ve 28 dereceye ulaşabilmelidir. Bu aşamaya kadar size elimden gelen desteği zaten veririm ama bu aşamadan sonra kendi deneyiminizi kendiniz oluşturmak durumundasınız. Bu tavrımın nedeni paylaşma konusunda kıskançlığım ya da kibrim değil başarma duygusunu yaşamanız, araştırma alışkanlığınızı pekiştirmeniz ve yaratıcılığınıza fırsat tanımak içindir. Daha fazlasına zamanımın olmamasını da ekleyeyim.

Yaşayacağınız bu eşsiz deneyim için harcayacağınız kaynağa da acımayın. Hayallerinizi, hedeflerinizi ve beklentilerinizi bu deneyimin sonrasına saklayın. 

Hayatını bu işten kazanmayı bırakın, üretim maliyetlerini karşılayacak bir ekonomik değer üretme beklentisinin bile yaratacağı baskı,  başarının önündeki en büyük engel olacaktır.  Pek çok araştırmacı, her kesimden girişimci adayları ile  görüşmelerimde beklentilerin gerçekçi olmadığını fark ettim. Borçlanarak ya da elde avuçta ne varsa bu alana yatırarak ilerlemek rasyonel bir tercih olmayacaktır. Hayat, böcek yetiştiriciliğinin gıda endüstrisinin çok önemli bir parçası haline geleceği bir geleceğe doğru ilerliyor. Mevcut sınanmış yöntemlerin üzerine bireysel yaratıcılığa da ihtiyaç duyulan, bu nedenle de insanın kendini gerçekleştirebileceği bir alan. Yetiştiriciliğin yanında gıda güvenliği, kurutma, yağ ve kitin ekstraksiyonu, kokusuzlaştırma  gibi işleme süreçleri son derece büyük öneme sahip ve uzmanlaşmaya ihtiyaç duyuyor. Bu da başka bir fırsat penceresi sunuyor. Klasik hayvancılığın uzmanlaşmasına benzer şekilde evrileceğini varsayarak böcek yetiştiriciliğinde de larva yetiştiren, onu işlemden geçiren ve ürün haline getirenler farklı uzmanlar olacaktır.

Denemelerinizin her aşamasını kayıt altına aldığınız, görselleştirdiğiniz bir günlük tutun. 

Misyon olarak şimdiye kadar yumurta üretimi,  larva besleme teknikleri, rasyonlar, işleme teknikleri, katma değeri yüksek ürünler geliştirilmesi konularında çok iyi teorik bilgim ve saha deneyimim oldu. Çok mutluyum. Bu alanda yetişmesine katkıda bulunduğum insanlarla ve kendimle gurur duyuyorum. Artık başlangıç misyonumu tamamladığımı düşünüyorum. Çünkü hammadde yoksa ürün de yok. Düşük maliyetli, kaliteli ve daha hacimli üretim yapılabilen tekniklerine, tasarımlara ihtiyaç var. İşin mühendislik tarafına ağırlık vermeyi düşünüyorum. Bugünden geleceğe değil, gelecekten bugüne de bakalım


18 Kasım 2025 Salı

İşlenmiş Böcek Proteininin Gıda İçeriğinde Kullanılması

Bu yazıda böcek yetiştiriciliğine başka bir açıdan bakalım. Her şey yem içeriğinde sürdürülebilir hayvansal protein ve enerji kaynağı olarak böceklerin kullanılması (soya ve balık unu yerine) ile başladı. Yüzlerce startup firma, akan fonlar, kurulan büyük tesisler, pek söz edilmeyen başarısızlık hikayeleri, yüksek maliyet nedeniyle rekabet sorunları, her yıl bir önceki yılın iki katı sayıda yayınlanan ama hayatta karşılığı olmayan araştırma makaleleri ile karmaşık bir süreç sürüyor. Böcek proteini çevresel etkisi düşük de olsa, soya ve balık ununa göre kapanacak gibi durmayan büyük maliyet farkı nedeniyle rekabet sorunu yaşıyor. Ama döngüsel ekonomi mantığı içerisinde atıkları, böcekleri kullanarak çiftlik hayvanları yemleri üzerinden besin zincirine kazandırmak hala kulağa çok hoş geliyor.

Son ürüne baktığımızda tavuk, balık, domuz, süt, yumurta vb. gıda olarak temel protein kaynaklarımız. Oysa böcekleri gıda güvenliğine uygun bir şekilde üreterek, işlenmiş hallerini besinlerin içerisinde doğrudan tüketmek konusunda her an bir kırılma yaşanabilir. Yani yeme alışkanlıklarımızı değiştirmeden, örneğin hamburgerin içerisinde tüketicinin lezzet açısından fark edilmeyecek oranlarda kullanılmasından söz ediyorum. 2025 yılında yapılmış bir çalışma %10 düzeyine kadar duyusal bir fark yaratmadan hamburger içeriğinde kullanılabileceğini gösteriyor. Et dışındaki bazı gıda ürünlerinin besin değerlerini artırmak amacıyla kullanılmasına zaten yasal düzenlemelerle (şimdilik sadece un kurdu) izin verilmiş durumda. Böcek proteinin besin değeri açısından mevcut protein kaynaklarımızla karşılaştırıldığında fazlası var eksiği yok. Mevcut gıda sistemi, yarattığı çevresel etki nedeni ile böceklerin gıda olarak kullanılmasını sürecini, sistem ve endüstri henüz hazır olmasa da beklenmedik ölçüde hızlandırabilir.

Böcek proteininin, konvansiyonel protein kaynaklarıyla hazırlanan ürünlerin, yani gıdaların içeriğine düşük oranlarda bile girmesi endüstrinin önündeki maliyet engellini ortadan kaldıracaktır. Zaten gıda olarak tüketebileceğimiz kalitede bir protein kaynağını çiftlik hayvanlarına yedirip bu hayvanları tüketmemizin kültürel nedenler dışında mantıksal bir açıklaması da bulunmuyor. Bu perspektiften yapılan analizler Excelde hazırlanan fizibilite raporlarında yeşil ışığı yakıyor

Böcek proteini, yüksek katma değerli ürünler ve gıda olarak tüketilmesi dışında yem endüstrisi için fazlasıyla kaliteli bir ürün. Bu nedenle gelecek vizyonunu yem dışındaki endüstriler için hammadde kaynağı olarak belirlemek gerekiyor. Araştırmaların da gıda güvenliği ama daha önemlisi verimli ve temiz üretim konusuna odaklanması şart.

Özet olarak karlılığın, çevresel yararın ve açlığın kültürel engelleri aşacağını düşünüyorum. Ülkemizde bile.. Dünyanın en büyük üretim tesisini kurmakta olan Enorm firması Black Soldier Fly larvalarının gıda olarak kullanılması için izin başvurusunu yapmıştı. Böcek çiftçiliğinde çok uzak olmayan bir gelecekte resim tamamen değişecek gibi duruyor. Tarım Bakanlığı yetkilileri ise olan biteni seyretmeye devam ediyor.

Son olarak geçtiğimiz hafta sonu Manisadaki kuş fuarına sevgili dostum Dr. Fethi Halepliler ile gittim. Bambaşka bir dünya. Çok eğlendim. Yem standlarını gezerken Delta firmasının YK-TR-5900555 numaralı yem imalat ruhsatıyla üretilmiş un kurdu protein tozunu gördüm. Yem içeriğinde kullanılmasında zaten sıkıntı yok ama un kurdu üretim izni nasıl alınmış bilmiyorum. Tarım bakanlığına başvuran üretici adayları firma ile konuşarak mevzuat engelini nasıl aştıklarını konuşabilirler.

30 Ekim 2025 Perşembe

Kedi Köpek Maması Yasal Mevzuat(Yemek atıkları, Böcekler boyutuyla)

 

Bu yazı böceklerin sokak hayvanları yem içeriğinde kullanılması konusunda ülkemizdeki mevzuatı irdeleyen spesifik bir yazı olacak. Meraklıları ve pet yemi üreticileri dışındakilerin ilgi alanına pek girmiyor.

Böceklerin çiftlik hayvanlarının yem içeriğinde kullanılması konusunda yasal bir engel olmadığını, üretim ve denetleme konusunda bir tebliğ eklikliği olduğunu daha önce yazmıştım. Böcekler izin verilen hammaddeler listesinde açıkça yer alıyor(Çünkü bu liste AB listesi ile aynı). Ama kullanılamıyor. Çünkü üretim izni alınamıyor? Niye izin alınamıyor, çünkü yasal olarak nasıl denetleneceği belirsiz.

Gelelim pet hayvanları yemi meselesine. Biraz arka plan vereyim. Sıfır atık kavramı ülke gündemine en yukarıdan desteklenerek nerede ise 10 yıldır girmiş bulunuyor. Bakanlık ve daire başkanlığı düzeyinde yürütülüyor. Kompost kampanyaları, şişe kapaklarının toplanması, poşetlerin ücretlendirilmesi, çevre bakanlığından başlayan ayrıştırma uygulamaları hayata geçiriliyor. Bu arada yemek atıklarının hayvan beslenmesinde kullanılması yasak. Konya Büyükşehir Belediyesi ülkemizin en büyük sokak hayvanları barınağının temelini atıyor. Bu tesis, modern tekniklerle köpek maması üretimi de yapılacak. Ancak atık ekmek ve yemek atıklarından mama üretimine Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından başlanmış ve temelde bir kompost makinesi olan dandik bir ekipmanı mama üretiminde kullanıyorlar. Basın çok ilgi gösteriyor. Ankara Belediyesi büyük sükse yapıyor. Aslında çok verimsiz ve sorunlu bir çözüm ama, kamuoyu satın alıyor ve takdir topluyor. Diğer belediyeler gıpta ile bakıyor. Sıfır atık kampanyası ve Ankara Belediyesi uygulamasının basında geniş yer bulması Konyadaki  mama tesisi kurulmasının motivasyonunu artırıyor. Fakat önemli bir pürüz var giderilmesi gereken. Yönetmelikler sokak hayvanlarının yemek atıkları ile beslenmesine izin vermiyor. Bazı akıllı bürokratlar yönetmelik değişikliğini meclis gündemine taşıyor ve yemek atıklarının kullanılması ile ilgili çalışmalar başlıyor.  Bu konuda temel 2 yönetmelik var

1) “İnsan tüketimi amacıyla kullanılmayan hayvansal yan ürünler yönetmeliği”. Bu Yönetmeliğin amacı; halk ve hayvan sağlığına, gıda ve yem güvenilirliğine yönelik riskleri engellemek veya asgariye indirmek amacıyla insan tüketimine sunulmayan hayvansal yan ürünler ile bunların türev ürünlerine ilişkin sağlık kuralları ile ilgili usul ve esasları belirlemek.

Bu yönetmeliğe göre Pet hayvanlarının beslenmesine izin verilen materyaller Kategori 3 olarak adlandırılıyor. Bu materyallerin tanımlayan yönetmeliğin 7 maddesinin c bendinin16. Maddesi “Uluslararası taşımacılık yapan ulaşım araçlarından elde edilenler hariç diğer yemek atıkları.” Yani yemek atıklarının mama içeriğinde kullanılması konusunda yasal engel kalkıyor.

Yönetmeliğin 7. maddesinin c bendinin 12. Maddesi “İnsan ve hayvanlarda hastalık yapıcı olanlar dışındaki su ve kara omurgasızları “ da kategori 3 materyal olarak tanımlı. Yani böcek larvaları da pet hayvanı yem içeriğinde kullanımına izin verilen bir materyal. Yemek atığı ile aynı.

Aynı yönetmeliğin 13. Maddesinde Kategori 3 materyallerin hangi hayvanların beslenmesinde kullanılabileceğinin çerçevesini çiziyor. Aynı tarihli yönetmelik değişikliği ile (g) maddesi şu şekilde yayınlanıyor. g)Yem amaçlı yetiştirilen böcek, solucan ve kurtçukların. İşte bu değişiklik ile AB’nin önüne geçerek yemek atıkları ile böcek besleyebilen bir ülke haline geliyoruz.

 

2) Diğer Yönetmelik değişikliği  “Yemlerin piyasaya arzı ve kullanımı hakkında yönetmelik”te yapılıyor. Yönetmelik” eklerinde “gıda amaçlı olmayan hayvan yemleri için yem maddeleri kategorileri” altında “Böcekler, tüm böcek çeşitleri ve gelişim aşamaları” şeklinde yer alıyor.

Nasıl çok mu karışık oldu.?

Şöyle özetleyeyim.

Yasal olarak yemek atıkları ve böcekler  kedi ve köpeklerin beslenmesinde kullanılabilir. Ayrıca yemek atıkları ile BSF larvalarının beslenmesinde de yasal engel yok. (Oysa AB buna izin vermiyor.)

Fakat ülke olarak çok sık başımıza geldiği gibi okyanusu geçip derede boğuluyoruz. Neyle beslenebileceğine ve nerede kullanılabileceğine dair yasal altyapı tamamlanmışken, nasıl üretileceğine sanki görünmez bir el engel oluyor. Oysa hazırlamış olduğum ve ilettiğim yönerge başka görüşler de alarak hızla hayata geçirilebilir.

Sokak hayvanları konusunda çıkan kanun sonrasında arka arkaya barınaklar açılıyor. Sokak hayvanlarının beslenmesi şimdiye kadar, ne bulurlarsa ve hayvan severler tarafından satın alınan mamalarla sağlanırken, tüm yük belediyelerin omuzlarına biniyor. Kedi köpek maması üretimi patlamış durumda ve oluşan ekonomik yükü belediyelerin kaldırması sürdürülebilir değil. Kedi köpek maması hammaddelerine artan  talep dolayısıyla çitlik hayvanı yem fiyatları da çok yükselecek. Yani dolaylı olarak artan çiftlik hayvanı üretim maliyetleri ve fiyatlarının baskısıyla yeni ve kocaman bir ithalat kalemi daha bizi bekliyor. Büyük miktarlarda köpek maması hammaddesi ithal edeceğiz. Böcek proteini de bunun içinde.

 

 

25 Ağustos 2025 Pazartesi

Böcek yetiştiriciliği parlak bir gelecek vaad ediyor. Ama sorunlar da var...


Böcek yetiştiriciliği ile ilgili araştırma ve okumalarım sırasında Nisan 2025 tarihinde yayınlanmış, bir bölümünü aşağıda paylaşacağım bir raporla karşılaştım.  Endüstri tüm yönleri ile ele alınmış, üretici ve yatırımcılar açısından yol gösterici bir döküman ortaya çıkmış. Sıkça karşılaştığım, çıkış arayan küçük üretici adaylarının ve yatırımcıların cesaretini, sektörün parlak geleceğinin yanı sıra, sorun ve sıkıntılarından da söz ederek kırdığım için üzülüyordum ama bu dökümanın kaygılarımı paylaştığını gördüm. 

Böcek endüstrisi ülkemiz için önemli fırsatlar sunuyor. Kervanı yolda düzmeye alışmış iş kültürümüze pek uygun olmasa da, yeterli deneyime ve finansal desteğe sahip insanlarla, coğrafyamıza özgün bir modelle, kararlı, planlı ve hazırlıklı olarak yola çıkmak gerekiyor. 

 --------------------------------------------

BSF teknolojisi, bildiğimiz besi veya tavuk çiftçiliğinden temelde farklı değildir. Tek fark, bu endüstrilerin 80 veya 100 yıllık bir deneyime sahip olmasıdır. Bu nedenle, deneyimsizliğin ve karşılaştırılabilir vaka eksikliğinin, karlılık ve sürdürülebilirliğe ulaşmada büyük bir zorluk oluşturmaya devam etmesi şaşırtıcı değildir. 

1. Ölçekleme Zorlukları

Birçok böcek şirketi, operasyonlarını küçük pilot projelerden endüstriyel ölçekli üretime ölçeklendirmede zorluklarla karşılaşmaktadır. Hızlı ölçekleme genellikle verimsizliklere, yüksek sermaye giderlerine ve altyapı kurulduktan sonra teknik veya değişiklikleri zorlaştıran tasarım hatalarına yol açar. 

2. Atık Temini ve Kalitesi 

Hammaddenin bulunabilirliği ve sürekliliği, BSF şirketlerinin performansında ve karlılığında önemli bir rol oynar. Düşük maliyetli hammadde temini, ürünün besin değeri ve standardizasyonu sağlamak açısından yaygın bir sorundur. 

3. Teknoloji ve Maliyetler 

Böcek üretim süreci, larvaların yetiştirilmesinden hasat edilmesine, protein, yağ ve gübrenin ayrıştırılmasına kadar birçok teknik adımı içerir. Yüksek teknolojili otomasyon sistemleri, özellikle Avrupa kaynaklı olanlar, genellikle pahalı ve bakımı zordur.

4. Yasal Düzenlemeler ve Tüketici Kabulü

Böcek proteini, yağı ve gübre pazarı, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika gibi bölgelerde önemli düzenleyici engellerle karşı karşıyadır. Hammadde kullanımı ve böcek türevli ürünlerin satışı üzerindeki sıkı düzenlemeler, pazar penetrasyonunu yavaşlatmıştır. Yasal düzenlemeler ülkeler arasında tutarsız olabilir ve bu da daha fazla engel yaratabilir.

5. Yatırımcı Davranışı ve Finansal Kaynak

Birçok “startup” böcek şirketi girişim sermayesi tarafından desteklenmiştir, ancak bu şirketlerden bazıları kötü stratejik seçimler nedeniyle vaatlerini yerine getirememiştir. Bu durum, yatırımcıların pazardaki yeni oyuncuları finanse etme konusunda isteksiz olduğu bir "bekleyelim ve görelim" yaklaşımına yol açmıştır.

6. Ekonomik Sürdürülebilirlik

BSF teknolojisi sürdürülebilirlik vaat ederken, sektörün başarısı büyük ölçüde ekonomik verimliliğe bağlıdır. Birçok şirket henüz balık unu veya soya unu gibi alternatif protein kaynaklarıyla rekabet etmek için gereken karlılığa ulaşamamıştır. Özellikle tropikal olmayan iklimlerde yüksek enerji ve işletme maliyetleri bu zorlukları daha da kötüleştirmektedir.

Avrupa ve Kuzey Amerika'da, böcek yetiştiriciliği için izin verilen atıklar üzerindeki sıkı düzenlemeler ve uygun olmayan coğrafyalardaki tam iklim kontrolü ihtiyacı nedeniyle bu giderlerin azaltılmasına odaklanılmaktadır. Sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve ısı geri kazanımı ekonomik ve ekolojik rahatlama sağlayabilir. Ancak böcek endüstrisi henüz emekleme aşamasındadır ve sistemlerin ve bileşenlerinin, sıfırdan geliştirilmese bile, yerel koşullara ayrı ayrı uyarlanması gerekmektedir. Rekabetçi durum nedeniyle, sektörler arası deneyim aktarımının sınırlı olması anlaşılır bir durumdur; bu da kendi Ar-Ge departmanlarına sahip olmanın önemini artırmakta ve özellikle başlangıç aşamasında maliyetleri önemli ölçüde yükseltmektedir. Ayrıca, birçok atık yönetimi şirketi, BSF gibi teknolojilere yatırım yapmak yerine kısa vadeli hissedar kârlarına odaklanmakta ve bu da sektörün büyüme potansiyelini sınırlamaktadır.

Bu zorlukların üstesinden gelmek için, çevre korumaya öncelik vererek daha fazla gelir elde edebilecek, istihdamı artırabilecek ve kamu yatırımı çekebilecek sürdürülebilirliğe odaklanmış kültürel bir değişime ihtiyaç vardır. Tropikal ülkelerde, iklimlendirme maliyetleri daha az önceliklidir. Çoğu durumda, sadece havalandırma sistemleri sürekli üretimi sağlamak için yeterlidir. Öte yandan, güvenilir, yüksek kalitede, sürekliliği olan bir atık kaynağına erişim, atığın diğer kullanım alanlarıyla rekabeti nedeniyle zorluk yaratabilmektedir. Meyve ve sebze atıkları, restoran atıkları veya hatta tavuk gübresi gibi "saf" organik atık kaynakları için bile genellikle zaten işleyen bir değer zincirleri bulunur. BSF endüstrisi bu kanallarla rekabet etmemeli ve bunları mevcut müşterilere bırakmalıdır. Bu nedenle, çoğu durumda atık temini, toplanan malzemenin (halk pazarlarından, restoranlardan veya hatta evlerden) ayrıştırıldığı ve kullanılmayan kısmın ayrı olarak bertaraf edildiği bir adımı içerir. Bu sürecin getirdiği ek maliyetler dikkate alınmalı, atık yönetimiyle ilgili faaliyetlerin gelir kaynağı olabilmesi sağlanmalıdır. 

Biyodönüşümden farklı olarak, yumurta üretimi sineğin tüm yaşam evrelerindeki ihtiyaçlarının karşılanmasını gerektirir. Bu, hayvanların çeşitli evrelerden mümkün olan en iyi şekilde geçebilmeleri için çeşitli çevresel koşulların veya habitatların yaratılması gerektiği anlamına gelir. Çok fazla manuel işlem gerektirir ve emek yoğun olma eğilimindedir. Nispeten düşük işçilik maliyetlerine sahip ülkeler rekabet avantajına sahiptir. Tesis operasyonlarının verimliliği güçlü kar marjlarını korumak için kritik bir önem taşır.  BSF çiftçiliğini, çiftçilerin günlük veya haftalık programlarına entegre eden ve arıcılığa benzer şekilde bunu yan bir iş olarak yürütmelerine olanak tanıyan standart bir operasyon protokolü uygulamak önemlidir. İşgücünü optimize etmek, süreçleri düzene koymak ve istikrarlı bir substrat tedarikini sağlamak, küçük çiftçilerin BSF çiftçiliğindeki ekonomik getirilerini en üst düzeye çıkarmaları için esastır.


30 Eylül 2024 Pazartesi

Dum Spire Spero(Nefes alıyorsak hala umut vardır)

 


Böcek endüstrisi hızla büyümeye devam ediyor. Vaad ettiği sürdürülebilir bir hammadde kaynağı olduğu konusunda hiçbir tereddüt kalmadı. Yapılan son çalışmalar böcek yetiştiriciliğinin yetişme ortamı, iklimlendirme vb konuları giderek daha az içeriyor. Hemen tamamı kullanım alanlarına yönelik.

İtiraf edilmeyen edilse bile yeteri kadar önemsenmediğini düşündüğüm üretim maliyetleri, özellikle yatırım için fon toplamakla meşgul aktörler için zaman içerisinde çözülecek bir sorun olarak görülüyor. Oysa üretim maliyetleri, yem hammaddesi olarak kullanılan soya, balık unu ve palm yağının hala çok üzerinde. Arada 4-9 katlık fark,  mucizevi bir teknik çıkmazsa kısa vadede kapanacak gibi değil. Bu nedenle endüstrinin motorunu görece daha yüksek piyasa değeri olan premium marka pet ürünleri oluşturmakta. Gelişim evrelerine özelleşmiş balık ve tavuk yemi olarak kullanılması belki ama , endüstriyel standart yem(organik sertifkasyonu dışında) olarak rekabet edebilir maliyetler ve fiyatlar söz konusu değil. Yine de canlı olarak kullanılması ile işleme maliyetlerinden kaçınmak ilk adım olabilir. Bu durumda canlı larvaların hayvanlara sunulmasında uygun otomasyon ve makine çözümleri ile stoklama sorunu ortaya çıkıyor ama bu durum aşılamayacak bir engel değil. Uzatmayayım çiftlik hayvanlarında alternatif yem olarak böcek kullanılması için uzun zaman geçecek. Bu durum yatırımcılar için cesaret kırıcı olabilir. Ama öte yandan çok daha heyecan verici başka gelişmeler yaşanıyor.

Black soldier fly özelinde larvalarından elde edilen protein, yağ, kitin, melanin bilinen yüksek katma değerli hammaddeler. Bunlar, yem dışındaki endüstrilerde mevcut  hammaddelere belirgin üstünlük sağlayan özellikler taşıyor. Antioksidan, antibakteriyel, antifungal etkisi yüksek, içerisinde keşfedilmeyi bekleyen pek çok biyoaktif molekül içeren bir hammadde söz konusu. Son yayınlar tamamen bu konular üzerinde yapılan çalışmaları içeriyor. Yüksek katma değerli ürünler, yüksek kar marjları içerdiği için hammadde üretim maliyetleri yem endüstrisinde olduğu gibi göz korkutucu değil. Aynı zamanda ölçek ekonomisinin getirdiği çok yüksek yatırım maliyetleri de görece düşüyor. Daha nitelikli insan kaynağının daha rafine yatırımcıların ve vizyon sahibi fonlayıcıların zamanı başlıyor. Ayrıca biyolojik bilimler kadar hatta daha fazla mühendisliklerin (Makine, gıda, kimya vb) ağırlığı söz konusu. Multidisipliner bir ekibin altından kalkabileceği bir alan. Ülke olarak makus kaderimizi yenebilir, işlenmemiş hammadde tedarikçisi rolümüzden bu alanda sıyrılabiliriz. İklim avantajımıza, nitelikli insan kaynaklarımızı eklediğimizde böcek endüstrisi ülkemize parlak ufuklar vaad ediyor.

Çamlıdaki işletmemizde hibrit bir model kullanıyoruz. Merkezde yumurta ve bebek larva üretimi yapan tesisimiz var. Alt yapısı olan, bu tesisten bebek larvaları ya da yumurtaları alarak kendi çiftliğinde besleyip canlı formda tavuklarına sunuyor. Yeri, işgücü veya atık kaynağı olmayan işletmeler için ise merkezi tesiste araştırmalar için kullanılan fazlalık ya da "hurda🙂" larvalar veriliyor. Bu şekilde toplamda 700 civarı tavuk stoğu larva ile beslenmekte. Uygulamamıza katılan küçük işletme sayısı ve toplam tavuk stoğu giderek artıyor. Aramızda para alışverişi yok. Dayanışma ruhu ile ilerliyoruz. İhtiyaç olursa merkezdeki tesise işgücü ve malzeme desteği vereceklerini biliyorum. Küçük hediyeler(bahçelerinden topladıkları incir, erik, sebze vb) getiriyorlar. Doktorluk yaparken yaşadığım duygusal tatmini hiç aramıyorum. Eğer merkezdeki tesisi yönetecek iyi yetişmiş insan kaynağı varsa kesinlikle sürdürülebilir bir model. Teknik boyutunu ve ayrıntılarını ailemiz biraz daha genişleyince paylaşacağım. Eğer bu modeli kendi coğrafyalarında uygulamak isteyen aileler olursa elimden gelen desteği vereceğimi bir kez daha söylemek isterim. 


14 Mart 2024 Perşembe

Gıda olarak böcek ürünlerinin kullanımında tüketici kabulü

 IT'S HERE: EU Consumer Acceptance of Edible Insect Survey 🌱


We are thrilled to inform you that the much-awaited EU Consumer Acceptance Survey on Edible Insects is finally out!

The survey boasts one of the largest samples across Europe’s six largest markets, and it was conducted by accredited external researchers with support from academia.

The EU Consumer Acceptance Survey on Edible Insects highlights that six out of ten Europeans who tried insect-enriched products rated the taste as “very good” with the age group 25-44 most prone to consuming the products.

The survey questionnaire also aimed to identify food categories where insect-enriched products have gained popularity, while ascertaining the population demographic that the novel food industry can consider as early adopters.

According to the collated data, taste, market availability, health benefits, product pricing, environmental sustainability, and food origin are the key factors that drive changes in food habits.

Sports supplements are amongst the most appealing insect-enriched food products, with 71% of the respondents saying they would consume them.

Men who exercise regularly (76%) are more likely to integrate food products made with insect ingredients in their diets than women (65%) from the same group. An interesting survey finding is respondents’ preference for insect-enriched sports supplements due to their rich vitamin and mineral contents (71%) rather than the high amounts of protein in them (29%).

While consumers do take into consideration environmental sustainability (25%) when purchasing insect-enriched foods, product taste (71%), health benefits (47%) and pricing (45%) pull the heaviest weight on their preferences.

9 Şubat 2024 Cuma

Böcek Proteini ve Yağı İçeren Köpek Maması Üretimi-İzmir Büyükşehir Belediyesi

 

Ülkemizdeki dişe dokunur üretim yapan en yüksek kapasiteli tesis İzmir Büyükşehir Belediyesine aittir ve üretilen larva unu ve yağı, barınaklarında misafir ettikleri köpeklerin mama içeriğinde kullanılmaktadır. Bu tesiste çalışan aidiyet duygusu yüksek insan kaynakları, küçük çaplı bir mucize gerçekleştiriyorlar. Benim de bir parça tuzum bulunduğu için gurur duyduğum bu uygulamada, eşine az rastlanır bir faaliyet yürütülüyor. Kilogram fiyatı 300-500 lira olan ithal böcek bazlı köpek mamalarına eşdeğer kalitede üretim yapıyorlar. Aylık 1.5 ton larva üretimi var, ayda ortalama 15 ton atık değer kazanıyor. Mama içeriğinde larva proteini ve yağı dışındaki hammaddeler de büyük oranda ücretsiz(bağış) olarak temin edildiği için tüm maliyetler çıktıktan sonra belediyenin 10 milyon tl/yıl gibi bir tasarrufu var. Artık benzer bir tesisi kurabilecek kadar bilgi ve deneyime sahip en az 5 personel yetişmiş durumda. Her şey dökümante edilmiş, iş akışları görev tanımları çıkarılmış pırıl pırıl bir tesis. Yurt dışından gelen ziyaretçiler de çok etkileniyor ve örnek alıyorlar. Ülkemizde böcek biyoteknolojini kullanma sürecinde önemli bir aşama olan pilot tesis ölçeği aşılmış, insan kaynağı hazırlamak için gerçek bir ortam yaratılmış durumda. Çok önemli ve değerli buluyorum. Uygulama atık kaynağı olarak zincir marketlerin çatal öncesi atıklarını kullandığı için AB regulasyonlarına da uygun bir üretim yapıyorlar. 

Araştırma tesisimizde üretilen larva yağının doku kültürü üzerinde yapılan testleri sonuçlandı. Fibroblast dediğimiz yara iyileşmesinde önemli rol oynayan hücreleri olumlu yönde etkiliyor, toksik etki göstermiyor. Bu sonuçlar larva yağının yara iyileşmesine katkıda bulunan bazı ürünlerin içeriğinde yer alabileceğini gösteriyor. Ayrıca keratinositleri inhibe ettiği için sedef hastalığında kullanım alanı da olabilir gibi görünüyor. Elbette ilaç içeriğinde yer alması oldukça uzun bir yolculuk, ama ilk işaretler çok olumlu. 

Siyah Asker Sineği üretimi ile ilgili çalışmalar, farklı diyet uygulamaları ile rezidünün kullanımı alanına yoğunlaşmış durumda. Çevresel etkileri azaltmak amacıyla alternatif sürdürülebilir hammaddelere olan talep giderek artmakta, yasal düzenlemeler ve çevre vergileri ile sürdürülebilir hammaddelerin fiyatları rekabet edebilir noktaya yaklaşmakta. Ancak böcek ürünlerine olan talebi karşılayabilecek kapasitede üretim olmadığından ve maliyetlerin yüksekliğinden pazar payı hala çok düşük. 

Geleceğe dair daha iyimser bakabiliyorum. Tarım Bakanlığının konuya ilgisinin yeniden artmış olduğunu duydum. Umarım yakında yasal düzenleme konusunda bir gelişme olur.

20 Haziran 2023 Salı

Nasıl başlayacağım?

 

Nasıl başlayacağım?

Black Soldier Fly yetiştiriciliğinde ilk akla gelen soru. Larva formunda ya da yumurta olarak edinilmeden ve kargo elinize ulaşmadan önce basit bazı hazırlıkları tamamlamış olmalısınız.
En az 5, tercihan 10 bin, yumurta alacaksaniz 3-5 gr başlangıç için yeterli popülasyonu sağlayacaktır.
1- 40x30 veya 60x40 yanak yüksekliği 10-15 aralığında, tutamak yeri delik olmayan plastik bir kasa edinmelisiniz.
2- Kasanın icerisine 2 cm kalınlık sağlayacak şekilde, yüzde 65-70 nemli civciv yemi yayalım. Bu nem oranını 1 kg icin 350 gr civciv yemi, 650 gr su ile sağlayabilirsiniz.
3- Sonra kasanın iç kenarlarına başlangıçta strese girip kaçmaya çalışacaklarından ince talas, kepek ya da razmolu biraz bol dokerek ama abartmadan dönelim. Yemin üzerine de 0.5 cm kalınlıkta serpiştirelim.
4-Larvaları bu kasanın içine nazikçe dökelim ve kasayı loş ve sıcak bir köşeye kaldıralım. Karasinek olan bir ortam ise larvalar hakimiyet kurana kadar bir parca sineklik ya da tül parçası ile kasayı örtelim. 

5- Bebek larva aldınız ise 3-5 gün icerisinde civciv yemi tükenecek, larvalar belirgin olarak büyümüş olacaklar.
6- Eger bu larvaları herhangi bir hayvana canlı yem olarak verecekseniz bulabildiginiz her türlü atığı, öncesinde rondodan gecirerek püre kıvamına getirip ya da olduğu gibi kasanın icerisine boca edebilirsiniz. Ne kadar vereceksiniz? Yeteri kadar. 0.5 kg ile başlayın. Bitirmelerini bekleyin yediklerini atıkların tükenip kasanın yüzeyinin düzleşmesinden anlayacaksınız. Sonra porsiyonu biraz daha büyüterek tekrar besleyin. Larvaları aşırı beslemekten kaçının.
7- Bir nedenle ( aşırı nem, gürültü, ışık vs gibi) larvalar kasanın köşelerinden dışarı çıkma eğilimi gösterir. Bu kasayı daha büyük bir başka kasanın içerisine koyarsanız larva kaybını engellemiş olursunuz. Büyük oranda bir iki gün icerisinde zaten ortama alışır ve sürekli beslenir ve bu sorun ortadan kalkar.
8- Ortalama 0.18-0.22 gr ağırlık kazandıklarında hasat boyutuna erişmiş demektir. Renkleri koyulaşan prepupa evresine gecmis larvalar gözünüze çarpmaya başlamışsa artık beslemeyi kesip yem olarak kullanabilirsiniz. Eğer hayvanınız tavuksa kasayı içeriği ile birlikte verebilirsiniz onlar larvaları ayıklayarak afiyetle tüketirler. Ancak kuş, sürüngen, su kaplumbağası gibi türler beslenecek ise larvaları elemeniz gerekecek. 0.5 veya 0.6 cm aralığı olan kalbur elekle bunu yapabilirsiniz. Civciv yemi ile beslememişseniz ya da rondodan geçirmemişseniz larvaların tüketemediği atıklar eleme sürecini biraz güçleştirecektir. Nem fazla ise günde bir kaç kez karistirarak kurutmanız elemeyi kolaylaştıracaktır.
Elenen larvalari bir defada tüketmeyecekseniz ya da tüketilme süresi haftalar alacak ise 11-15 derecede ince talaş ya da razmol içerisinde örneğin buzdolabında aylarca saklayabilirsiniz.
Yumurta olarak aldıysanız eğer yumurtalarin ne sekilde elinize ulaştığına göre ufak bazı değişiklikler olacak. Muhtemelen yumurtalar elinize gecene kadar bir miktar larva çıkmış halde size gelen az miktardaki beslenme ortamına dökülmüştür. Bunları hazırladığınız kasanın içerisine aktarın. Yumurtaları karton şerit, yumurta öbegi ya da yumurta yatağı olarak edinmişseniz yumurta öbeğini tel bir çay süzgecininin içine koyun ve kasanın üzerine yerleştireceğiniz iki ince çıta arasına asın. Yumurtadan çıktıkça kasa içerisine döküleleceklerdir.
Aynı işlemi yumurta yatağında gelenler için de uygulayabilirsiniz. Eğer yumurtalar karton şeritler içinde gelmisse bunu civciv yeminin üzerine direk yerleştirebilirsiniz. Ama bu kısma biraz kuru civciv yemi daha dökün ki karton ıslanmasın kuru kalsın. Yumurtadan çıkan larvalar yolunu bulup nemli bölgeye ulaşacaklardır.
Havaların sıcak olduğu yaz dönemlerinde larva olarak almayı önermem. Yolda sıcağa bağlı kayıp yaşamanız büyük olasılık. Yumurta formunu tercih edin. Zaten kargo firmaları canlı halini almak istemezler(yasak aslında) paket size ulaşmadan larvalar kaçmanın bir yolunu bulursa size ve gönderenlere bolca sitem edeceklerdir.

18 Haziran 2023 Pazar

Tesis "Ziyarete" Kapalıdır!!!

 

Tesis bir Süre ziyarete kapalıdır

 

Hayatımızda yaşadığımız hayal kırıklığı yaratan olaylar sonrasında hissettiğimiz karamsarlıkla genellemeler yapma eğilimde oluruz. Ben öyle gözlemledim en azından. Pazar esnafı, araba tamircileri, doktor muayenesi, trafik vs. sonrası olumsuz bir deneyim yaşamışsak o meslek ya da durum konusunda genel kanaat hatta yargı oluştururuz ve bunu da ballandırarak anlatırız. Ben de şimdi aynısını yapacağım.

Böcek yetiştiriciliği konusunda çok çalıştım ve elimden geldiği kadar da paylaşmacı oldum. Özellikle küçük üreticiler, hevesli araştırmacılar için sınırsız desteğim olduğunu söylemiştim. Ama yaşadığım örnekler daha seçici olmam gerektiğini gösteriyor. Yoksa kendime haksızlık yapıyor olacağım

 

Örnek 1: Bir doğal yaşam aktivisti BSFL üretimi yapmayı öğrenmek, kendi sınırlı tavuk stoğunun beslenmesine destek olmak ve ulaşabildiği atıkları değerlendirmek için beni aradı. Birkaç telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Her telefonunu açtım. Biteviye sorularına cevap verdim. Kabaca maliyetler ve üretim kapasitesi gibi noktaları netleştirmeye çalıştık. Buraya kadar bir sorun yok. Teşekkür etti, saygılıydı vs. Son telefon görüşmesinde yakınlarındaki bir balık çiftliğinden ve oranın yem ihtiyacını karşılayacak bir tesis kurmaktan filan söz etti. Bilgisayarın başında fizibilite hazırlıyor ve benden parametreleri doldurmamı bekliyor. Ben tesisimde ne kadar üretim yapıyormuşum, kaç kw elektrik harcamışım vs. Kendisine kısaca talebinin ne kadar uygunsuz olduğunu nazikçe anlatmaya çalıştım. Profesyonel bir girişim planlanıyor, karşılıksız danışmanlık isteniyor. Benim zamanımın, emeğimin, o sorularına vereceğim bir cümlelik cevaplar için ne kadar çalıştığımın karşılığı yok. Teklif bile yok. Bu bir….

Örnek 2.

Bir akademisyen. Yaptığı ya da yapacağı bir çalışma konusunda takıldığı yerler var. Soruları var. Bunda bir sorun var mı? Hayır. Büyük bir keyifle ve gönüllülükle cevaplandırıyorum. Konuşma ilerledikçe soruların ardı arkası kesilmiyor. Ama soru öncesinde de üretim konusunda ne kadar yol aldığını pek çok sorunu çözdüğünü söylemeden geçmiyor. Yani aslında “ben bu işi bitirdim, bir iki basit nokta var. Aslında bunları da çözerim ama bir zahmet beni yorma cevaplayıver” demeye getiriyor.  Konuşmanın hiçbir yerinde yaptığı bu çalışma yayın haline gelirse size teşekkür etmek isterim, ya da sunulduğunda isminizi geçireceğim filan yok. Sorularının cevaplarını öyle hemen araştırıp bulabileceği bir yer de yok bu arada. Bir sürü okuması makalelerin arasından bulup çıkarması lazım. Konuşma bir vesile ile İzmire gelmeyi düşünüyormuş ziyaret etmek istermiş cümlesi ile son buluyor. Bu ikiii…

 

Örnek 3.

Son derece varlıklı olduğunu kendi hikayesini anlatırken vurgulayan bir beyefendi hobi ölçeğinin çok ötesindeki tarım operasyonlarının bir parçası olarak BSF üretimini de eklemek istiyor. Basit anlaşılır sorularına yolun başında olduğu için sabırla cevap veriyorum. Güzel bir sohbet oluyor. Konunun hiç de kağıt üzerinde göründüğü kadar parlak olmadığını,  atıkları veriyoruz larvalar büyüyor onları da tavuk-balık her ne yetiştiriyorsak onlara yediriyoruz şeklinde yürümediğini, ayrıntıya girdikçe fark ediyor ve cesareti kırılıyor. Görüşme bitiyor. Aradan epey bir zaman geçiyor tekrar arıyor. Düşünmüş ve bu işe girmeye karar vermiş. Sorularına başlıyor. Görüşmenin 30. Dakikasında kendisine bu hizmetin değerini hatırlatma ihtiyacı hissediyorum. Kıymeti bilinsin istiyorum. Sonuça 30 dakikadır danışmanlık hizmeti alıyor ve benim destek vaad ettiğim guruba da dahil değil. Arabalarına, tatillerine, ev dekorasyonlarına, işletmesine alacağı makine ve ekipmanlara bedelini tereddütsüz bir şekilde öderken sıra bilgiye, emeğe gelince eller titremeye başlıyor. Telefon konuşması kesiliyor. Ama bu defa bir bedel ödemesi gerekeceğini anlamış olsa gerek sizi ziyaret etmek isterim cümlesi kurulmuyor. Bu da üüüç.

Birkaç örnek daha yazabilirim ama meramımı anlatabildim diye düşünüyorum. Uzatmayacağım, genelleme yapmayacağım çünkü son derece nazik, saygılı, özenli ve aldığının kıymetini hissettiren örnekler çok daha fazla. Bu yüzden eğer bu yazıyı okumuşsanız ve beni anladıysanız, kendimi çok önemsediğimden değil tamamen medeni nedenlerle hassasiyetlerime özen gösteriniz. Çok sorunuz olursa ve çalışmanız nihayete ererse yayın ya da sunu aşamasında bir teşekkürü esirgemeyin. Orta ve üstü işletme kurmayı düşünüyorsanız ve varlıklıysanız karşılığını ödemeyi teklif edin. İhtiyacım olduğundan değil siz aldığınızın değerini bilin istiyorum. Kabul ederim etmem, muhtemelen de etmem ama siz yine de teklif edin. Tesis ziyaretini ise hiç teklif etmeyin.

Hevesliler, doğa severler, küçük işletme sahipleri ya da çıkış arayan girişimciler, öğrenciler.. Bu yazının sizinle hiç ilgisi yok. Zamanımı sizlere ayırmaktan, sizleri bu alanda geliştirmekten, başardığınızı görmekten o kadar mutlu oluyorum ki. Tesisim kapıları sizlere sonuna kadar açık ve başımın üstünde yeriniz var.

 

.


21 Mart 2023 Salı

Dunyadan gelismeler

Canim ulkemin kacirdigi firsatlara bir yenisi bocek endustrisinde eklenmek uzere.

Darling ingradient gida atiklarini surdurulebilir urunlere ve enerjiye ceviren dunyanin en buyuk firmalarindan biri. 14.000 calisani 200 e yakin  merkezi olan uluslarasi bir sirket. 2016 yilinda orta olcekli bir BSF ureticisi  olan Enviroflight firmasinin yarisini aldiktan sonra son donemde de  tamaminin sahibi oldu. Gectigimiz yil North Carolina Apex de 50 milyon dolar harcanarak 2000 metrekare kapali alana kurulan ayni firmaya ait arastirma gelistirme merkezi, BSF uzerinde molekuler ve  genetik basta olmak uzere pek cok alanda calismalar yapiyor.
Brezilya dunyanin en buyuk gida ureticisi konumunda ve bu alandaki bagimsiz sirketleri birer birer el degistiriyor.
Darling ingradient Brezilyanin en buyuk iki firmasini daha satin aldi.  Biri FASA. 560 milyon dolar odenerek gerceklesen bu satin alma ile Brezilyanin en buyuk rendering firmasi el degistirmis oldu. Digeri ise Gelnex firmasi. Yine Brezilya. Dunyanin en buyuk kollojen ve yan urunleri ureticisi sayiliyor. 1.2 milyar dolarlik bir alisveris gerceklesmis bu firmayla da.
Sadece bu gelismelere bakarak dunyanin nereye gittigini gormek mumkun. Mevzu gida, ama daha onemlisi protein ve turevleri. Gidanin kendisinin atik haline geldikten sonra uygun teknolojilerle yeniden bir baska yenilebilir urune donusturmenin gelecegin en onemli alanlarindan biri olacagini gosteriyor. Birim alanda soyaya gore 150, mikro alg ile kiyaslandiginda 10 kat daha fazla protein uretebilen bocek biyoteknolojisi Darling ingradientin 2016 yilindan beri radarindaydi zaten.
Ulkemizde de bir suru akademik calisma ve proje basvurusu var bu konuda. Ciddi bir kaynak ayriliyor. Ama hicbiri boceklerin yetistirilmesi konusunda degil. Hala kullanim alanlarini arastiriyoruz, yapilmis olani tekrarliyoruz. Yayin asamasina geldiginde "bocek biyoteknolojisi bla bla alaninda surdurulebilir ve etkili bir aractir" cumlesi ile bitecek, akademik dosyaya konacaklar o kadar. Kim, hangi insan kaynagi ile, hangi uretim teknigi ile, nasil daha ekonomik olarak uretecek  sorulari yanitsiz kaliyor.
Yem hammaddesi ithal eden kocaman yem ureticisi firmalar, mevcut duruma fazla guveniyor, bugun soya balik unu yarin bocek unu ithal ederiz saniyorlar.
Onlar icin uzgunum ama deniz bitti. Nasil elektrikli araclar gibi fosil yakita alternatif secenekler surdurulemez olani onune katmaya basladiysa, gida ve yem hammaddelerinde de aynisi yasanacak.
Bu ulkede yol almak bazen de cok kolay gercekten.  Artik akrep yetistirme mevzuatimiz var. BSF olmaz ama akrep verelim, dusunurseniz.

12 Mart 2023 Pazar

Neler Oldu?

 

 

Bahar geliyor. BSF yetiştiriciliği açısından iklim bağımlı kurulumlar için bahar, sezon başladı demek. Çamlı köyünde, tüm kış sezonunda başarılı bir üretim gerçekleştirildi. Larva diyeti, yumurta verimi, besleme sıklığı, iklimlendirme gibi temel konularda standartlar geliştirdik. Daha az işgücü ihtiyacı duyuyoruz. 

TÜBİTAK projesi başarı ile tamamlandı. Larva yağının kozmetik endüstrisi için cilt temizleme ve nemlendirici olarak hem jel, hem krem formunda kullanıldığı ürünler geliştirdik. Patent başvurusu yaptığımız bir formülümüz var. Bu sadece ülkemizde değil dünyada da öncü örneklerden bir tanesi oldu.

Parçası olduğumuz yeni bir TÜBİTAK projesi başvurusunun hazırlıkları tamamlandı. Bu proje hem BSF rezidüsünün bitki beslemesinde hem de ruminant beslenmesinde kullanımı konusunda oldukça kapsamlı bir proje oldu.

BSF yağının biyogüvenliği, raf ömrü, antioksidan kapasitesi ve yara iyileşmesine olan etkisini hücre kültürü üzerinde araştıran bir başka proje de yürüyor. Tamamlandığında bu konuda yapılmış en güncel araştırmalardan biri olacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesine bir BSF üretim tesisi kurduk. Bu Belediye olarak ilk örnek. Aylık 500 kg kuru larva gibi ülkemiz için ciddi bir üretim kapasitesine sahip bu tesis BSF unu ve yağını kendi ürettikleri köpek mamasında Türkiyede ilk kez kullanıyorlar ve barınaklarındaki hayvanlarının beslenmesinde yararlanıyorlar.

Migros atıklarının BSF üzerinden besin zincirine kazandırılması projesi genişleyerek sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi de benzer bir modelle BSF üretim tesislerinde bu atıkları değerlendiriyor. BSF ürünlerinin köpek mamasında kullanımı hem yurtiçi hem de yurt dışı basında (Times Dergisinde yer aldı. Gurur duyduk.

İzmir Kalkınma Ajansında aldığımız destek ile pilot tesis aşamasına evrilmeye hazırlanıyoruz. Larva üretiminde otomasyon ve maliyeti azaltacak çözümler geliştiriyoruz. Bu proje süresince geliştirilen makine ve ekipmanlarla maliyetin, mevcut hammaddelerle rekabet edebilecek düzeye yaklaşmasını hedefliyoruz. Sürecin sonunda endüstriyel tesis için fizibilite de çıkmış olacak

Tarım Bakanlığı ile görüşmeler yapıldı. Hayvancılık Genel Müdürlüğü üretim izni konusunda yasal düzenleme çalışmalarına başladı. TAGEM Genel Müdürü ve daire başkanları ile ilgili uzmanlara BSF konusunda bir sunum gerçekleştirdik. Sayın Genel Müdür bu konuda çok heyecanlı ve elinden gelen desteği vereceğini söyledi. Tarım Bakanlığının TAGEM, Hayvanlık Genel Müdürlüğü ve Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü üst düzey yöneticileri ile konunun mutfağındaki arkadaşlar BSF üretimi ve ürünleri konusunda bilgilendirildiler. Umarım bir ilerleme sağlayabileceğiz. Resmi üretim başvurumu yaptım. Üretici adaylarının bağlı oldukları  il yada ilçe tarım müdürlüğü aracılığı ile hayvancılık dairesine üretim için bir dilekçe ile başvurmalarını tavsiye ediyorum. Bu aşamada ayrıntılı bilgi isteyen arkadaşlar 05052385579 numaralı telefonumu arayarak benimle görüşebilirler.

Bunları övünmek için değil bu alanda kendini gerçekleştirmek isteyenleri cesaretlendirmek için paylaşıyorum. Evet kayda değer ilerlemeler sağlandı ve önümüz açık.

Hasan, Levent ve Pedram. Yolculuğumda benimle beraber oldular. Bu hikayemde belki onların isimlerini yeteri kadar geçiremedim, ama ortaya çıkan değerin çok önemli parçaları oldukları kesin. Her türlü övgüyü hak ediyorlar. Birlikte ürettik, öğrendik, eğlendik. Fedakarca davrandılar. Kendilerine arkadaşlıkları ve bana kattıkları için çok teşekkür ediyorum. 

Yolları açık olsun.


3 Ağustos 2022 Çarşamba

Larva Beslenmesi Üzerine


Yapılan çalışmalar göstermiştir ki; BSF larvalarının beslenmesinde diğer hayvan stoklarındakine benzer prensipler geçerlidir. Larvaların genetiği, atık miktarı, beslenme sıklığı, atığın besin değeri, larva yoğunluğu, ortam koşulları, atık nem oranı, atık lignin içeriği, karbonhidrat/protein oranı, kimyasal kontaminasyonlar, pH gibi pek çok parametre larva verimini etkilemektedir. Gözden kaçırılmaması gerek nokta bu endüstrinin halen emekleme aşamasında olduğu literatürde yapılan laboratuar ölçeğindeki sonuçların endüstriyel ölçeğe geçildiğinde farklı sonuçlar verebileceğidir. Okumaları yaparken bu noktanın önemine dikkat çekiyor, hem saha deneyiminin hem de teorik bilginin birlikte bir değer taşıdığını söylüyorum. Literatürde 0.2 gr larva final ağırlığı ortalama olarak veriliyor. 0,18 ve üzeri makul ağrılıklar. Çok iyi beslendiğinde 0,6 gr gibi devasa boyutada gelebilir.(tecrübeyle sabit)

Larva beslemesinde temel amaç

En az kısa sürede, en büyük, en az miktarda atık kullanarak, gıda güvenliğine uygun standart besin degerlerine sahip bir larva elde etmektir. 

Larva beslenmesinde kullanılacak atık için temel prensipler, ,

Ulaşılabilir, temiz, besleyici, mevzuata uygun, ekonomik, verimli olmalıdır


Tek tip atığın verimli larva yetiştirilmesinde kullanıldığı atık tipleri genellikle ekonomik değere sahiptir ya da ulaşılması zordur ya da temiz olmadığı için riskli ve mevzuata uygun değildir(Orneğin fermente arpa bira fabrikası atığı olarak bolca temin edilebilir ancak ekonomik değildir, tavuk gübresi rahatlıkla bolca bulunabilir ekonomiktir ama güvenli değildir). 

Bu durumda her üreticinin kendi larva diyetini oluşturması gerekmektedir. Bunu araştırırken atık nem içeriği pek çok açıdan önemlidir.  Yüksek nem oranına sahip atıklar taşıma maliyeti, besin değeri, meyve sineği/karasinek populasyonunu artırması gibi olumsuzluklar taşır. Bu nedenle onu kıvam artırıcı, besleyici görece ucuz, besin dengesine uygun başka bir atıkla karıştırmak gerekir. 

BSF larvaları yüksek nem oranına sahip atıklar içerinde yetiştirilmeye toleranslıdır, ancak bu atıklardan larvaları ayrıştırmak maliyetleri artırır. Larvalar beslendikten sonra kalan rezidünün kıvamı finalde yuzde 60 civarına düşmelidir. Atığın kuru madde oranının yüksek olması toplam besin değeri açısından gözönünde bulundurulmalıdır. Örneğin bazı kanatlı üreticileri çuvalla ekmek alırlar ve bir çuval bayat ekmeğe verdikleri bedeli ticari yemle karşılaştırarak tasarruf ettiklerini düşünürler. oysa bayat ekmek nem oranı en iyi ihtimalle yuzde 50 civarındadır, kıyaslama yaparken tavuk yeminin en fazla yüzde 10 nemli olduğunu düşünmelidir. Sandıkları kadar tasarruf etmezler aslında. Aynı şekilde %85 civarında nem oranına sahip sebze meyve atıklarının taşınması, işlenmesi, elenmesi sırasında karşılaşılacak güçlükler ve iş gücü ihtiyacı düşünülmelidir. 

Ben uygun diyet arayışlarımı sürdürüyorum. Şimdiye kadar edindiğim izlenim sebze meyve atıklarının kuru madde oranı yüksek başka bir atıkla örneğin unlu mamullerle karıştırılmasının iyi sonuç verdiği şeklinde. Larva beslerken atıkların bir hafta anaerobik ortamda laktobasillerle fermentasyonu tüketimlerini çok artırıyor, Bu esnada seviye verdiği için bir miktar susuzlaştırma yapmak da mümkün oluyor. İnce talaş ya da bayat ekmekle nemi alınarak kıvam vermek mümkün. Optimum nem oranı yuzde 65-75 olmalı. Öncelikle 300 gr tavuk yemini 700 gr su ile karıştırarak elde ettğiniz kıvamı görün ve bu kıvamı tutturmaya çalışın. Size oldukça sulu gelebilir ama yaz aylarındaki buharlaşma ve ortamda açığa çıkan kimyasal ısınedeniyle beslenme sonunda elenebilir hale gelir. 

Fermentasyon sonrası atıklar oldukça yumuşar, matkap ucuna takılan basit bir boya karıştırıcı ile muamele edin.  İnce talaş ya da unlu mamullerle kıvam verin. Larvalar afiyetle tüketecektir. İnce talaş aynı zamanda C/N oranını istenilen 15-30 civarına çekmeye böylece kalan rezidünün kompost niteliğinin artmasına da  katkıda bulunacaktır.

Bu yazı Utku beyin yaptığı bir yorumda sorduğu değerli sorularına cevap niteliğinde oldu. Beni teşvik ettiği için kendisine teşekkür ederim

30 Mayıs 2022 Pazartesi

Uzun Bir Aradan Sonra...

 Uzun bir aradan sonra geçen zaman içerisindeki gelişmeleri paylaşmak istiyorum. Oldukça hareketli bir süreç yaşandı ve bu gecikmenin en önemli nedeni de bu durum.

Sürdürülebilir Gıda Üretiminde Böcek Biyoteknolojisi Derneği kuruldu. Bu sayede hem üyeler arası etkileşimi artırmak hem de resmi otoritelerle kurumsal bir ilişki kurmak amaçlandı. Konunun akademik tarafını atlamadan Dernek çalışmalarını yürütüyoruz ve katılımcıları bekliyoruz. Dernek web sitesi adresi aşağıda.

www.tibaf.org

İzmir Güzelbahçe Çamlı Köyünde, Çamlı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kampüsünden kiralayarak yürütülen çalışmalar genişledi. Hem üretim kapasitesi arttı, hem de yağ, larva unu, sabun gibi yan ürünler konusunda büyük ilerlemeler kaydedildi. Bu konuda yol arkadaşım Hasan Doğan’ın katkıları büyük. İzmire geldi ve beraber çalışıyoruz.

Yetiştiricilik konusunda “saygın” bir tarım gönüllüsünün tarafıma yaptığı insafsız “şebeke” ithamı nedeni ile canım çok sıkıldı ve ücretli eğitim programını kaldırdım. Aşk olsun!, ne diyeyim. Her zaman dediğim gibi telefonum, email adresim üzerinden bana ulaşarak her konuda bilgi alabilirsiniz. Formal bir eğitim artık yok ama sürekli bir destek amatör üreticilere karşılıksız olarak verilmeye devam edecek.

Yıllar öncesinden haberdar edilen kara günler artık kapımızda. Yem maliyetleri olağanüstü artmış durumda, üstelik bu günler daha iyi günlerimiz. Alternatif yem kaynaklarının geliştirilmesinin önemi katlanarak artıyor ve yakıcı hale geliyor. Tarım Bakanlığı bürokrasisi hala bir irade geliştirmiş değil. Fiili durum ise, BSF üreticileri yetiştiriciliğe devam ediyor ve Bakanlığın bu konuda bir düzenlemesi hala yok.

Bu yıl başında BSF larva yağından kozmetik ürünler geliştirilmesi konusunda bir TUBİTAK fonu aldık. HIBIOTEK isimli bir biyoteknoloji şirketi kuruldu. Sağlanan fon aracılığı ile tam ve kısmen yağsızlaştırılmış larva unu elde edildi. Ekstrakte edilen yağdan, rafinasyon sonrası elde edilen etken maddeler kullanılarak kozmetik prototip ürünler geliştirildi. Bunlar başlangıç olarak cilt temizleyici ve nemlendirici. Kullanıma sunulmadı elbette, bazı güvenlik ve etkenlik testlerinin tamamlanması gerekiyor.

Sinek üretim ünitesinde modüler tasarım konusunda Hasan önemli iyileştirmeler yaptı. Hala revizyon gerektiren noktalar var. Son halini verdiğimizde buradan paylaşacağız.

Üniversiteyi yeni bitiren bazı arkadaşlar gelip birkaç hafta tesiste deneyim kazanmak istiyor. Elbette kapım açık. Ama bazı prensipler konusunda hem fikir olmamız gerekiyor. 

Birincisi tesisin kapılarının açılması ve deneyimin paylaşılmasının kıymetinin bilinmesini istiyorum. Gelecek arkadaşlar tesiste misafir olmayacaklar, benim yaptığım gibi her türlü işe yardım edecekler. Kendilerinin belirleyecekleri ama mutlaka uyacakları bir mesaileri olacak. Birlikte karar vereceğimiz konuları okuyacaklar, denemeler tasarlayacaklar ve bunları paylaşacaklar. Adına staj diyelim, bunun süresi arkadan gelecek arkadaşlara yer verilebilmesi açısından çok uzun olmayacak. Aynı anda 2 stajer kabul edebiliyoruz şimdilik. Doktora ve yüksek lisans öğrencilerinden tez konularını bu alanda belirleyeceklere de olanaklarımızı ve deneyimlerimizi paylaşacağımızı söylemek isterim. Gelecek arkadaşlardan öğrenmek kadar, öğretmelerini de bekliyoruz. Son olarak bu arkadaşların bu dönemde deneyimlediklerini yazdıkları bir sonuç belgesi istiyoruz. Siteye koyacağım.

BSF üretimi artan enerji ve işgücü maliyetleri nedeni ile hala alternatiflerinin çok üzerinde. Yem konusunda yaşanan derin kriz organik atıkların merdivenaltı yem üreticileri tarafından hammadde olarak kullanılıp piyasaya sunulması nedeniyle kıymete binmiş durumda. Ekonomik değeri daha düşük ya da olmayan organik atık fraksiyonlarına yönelmek şart. Bu konuda larva diyeti çalışmaları büyük önem taşıyor. Tesiste bu konuda da çalışıyoruz ve yerel, ekonomik değeri olmayan atıklarla beslenen larvaların besin değerlerini ve üretim verimliliğini deniyoruz. Her larva diyeti denemesini yapmak bunların analizi hem işgücü ve analiz maliyeti getiriyor. Bu nedenle kaynak buldukça ilerliyoruz. 

Sürdürülebilir hammadde ihtiyacı nedeni ile yüksek çevre etkisi yaratan hammaddelerin bıraktıkları karbon ve su ayakizi nedeni ile vergilendirilmesine başlandı. Giderek yaygınlaşacak. Bu durum hammadde fiyatlarını yükseltmekle beraber böcek proteininin rekabet gücünü artıracak bir gelişme. Kağıt üzerinde yapılan maliyet hesaplarının içerisine henüz katılmamakla beraber çok yakında bu nedenle konvansiyonel hammadde fiyatlarında bir artış dalgası daha ortaya çıkacak.

Böcek endüstirisinin, olduğundan daha kısa sürede bir ekonomik getiri yaratacağı konusunun balonlaştırıldığını düşünüyorum. Yurtdışında ardı ardına açılan ve büyük fonlar toplayan şirketlerin bilançoları, üretim maliyetleri şeffaf değil. Bu konuda yapılan anketlerde firmaların büyük kısmı sorulara cevap vermiyorlar. Kişisel görüşüm büyük ölçekli bu işletmelerin ya da startup girişimlerin yatırım fonları tarafından bir finans aracı haline getirilerek gerçek değerinin üzerinde parlatıldığı yönünde. 

Üretim maliyetlerini düşürecek model, tasarım ve işbirliklerine ihtiyaç var. Öte yandan larvalardan yem dışında katma değeri yüksek yan ürünler geliştirerek üretim maliyetlerini düşürmek akıllıca bir yaklaşım gibi görünüyor. Küçük tavuk ve balık üreticilerinin larva yetiştiriciliği konusunda başlangıç yatırımını yapmak ve sonrasında işgücü ihtiyacını karşılamak konusunda hevesli olmadıklarını gözlemliyorum. İşi bırakmayı tercih ediyorlar. Bu nedenle iyi eğitim almış, finansal dayanıklılığı yüksek, beyaz yakalı küçük üreticilerin önplana çıkmasına ihtiyaç var. 

Migros ile birlikte yürüttüğümüz küçük üreticileri destekleyen proje devam ediyor. Bu projeye İzmir Büyükşehir Belediyesi de destek veriyor. Yavaş ama anlamlı katkılarda bulunuyorlar. Her tıkanıklık yaşandığında ulaşabiliyorum. Bu açıdan her türlü takdiri hak ediyor. Ön yargılarımdan kısmen kurtuldum ve belediyelerin bu alanda hala önemli bir aktör olarak yer alacağına olan inancım arttı. 

Dernek web sitesinde kaynaklar başlığı altında bazı Türkçeleştirilmiş kitapçıklar göreceksiniz. Türkçe kaynak açısından oldukça doyurucu içeriklere sahip. Teorik altyapının oluşturulmasında duyulan ihtiyacı büyük oranda karşılıyor. Ben ve Hasan her zaman uygulama sırasında yanınızdayız. Her deneme başarılı ya da başarısız büyük değere sahip. Hep birlikte bu süreci, hem kendi hayatımıza anlam katmak, hem de çevre yararı boyutunu gözeterek ilerleyeceğiz. 



12 Aralık 2021 Pazar

Kısa... Kısa...

Geçtiğimiz günlerde TİSK tarafından düzenlenen yarışmada Sürdürülebilirlik ve Çevre kategorisinde projemiz birinci oldu. 


Habertürk programında konu hakkında bilgi verme fırsatı buldum. 


Antalya İl Tarım Müdürlüğünün eğitim programında BSF yetiştiriciliğine yer verildi. Konuyu ayrıntılı olarak paylaşma olacağı oldu. 


Tüm bunlar farkındalığının artmasına önemli katkılar sağladı. Artık BSF projesinden bahsettiğimizde zihin sinir bir proje olarak bakılmayacağını umuyorum.


Artan yem fiyatları nedeni ile üreticiler kırılıyor. Gıda fiyatlarındaki büyük bir artış yaşanıyor ama korkarım bu günler iyi günlerimiz. Bardağın az ama dolu kısmından bakacak olursa bu durum BSF nin değerini artırıyor. Çevre duyarlılığı ile birleştiğinde popülaritesine katkıda bulunuyor.



Bir aksilik olmaz ise önümüzdeki  bir kaç gün içerisinde Sürdürülebilir Gıda Üretiminde Böcek Biyoteknolojisi Derneğini kurmuş olacağız. İlgililerle Kurumsal bir kimlikle konuştuğumuzda daha fazla ciddiye alınacağımızı umuyorum.  Derneğin kurumsal web sitesinin kurulması konusunda yardıma ihtiyacımız var.



BSF konusunda yayınlanan makale sayısında ve endüstride önemli gelişmeler yaşanıyor. Avrupa Birliği ormansızlaştırılarak üretilen  soya ithalatına yasaklama getirmeye hazırlanıyor. Tavuk üretiminde antibiyotik kullanımına sınırlamalar getiriliyor. Bu durum hayvan immün sistemini destekleyen BSF gibi yem hammaddelerinin değerini artırıyor



BSF rezidüsünün bitki sağlığı ve gelişimi üzerine yapılan çalışmalarda alınan sonuçlar çok etkileyici. Bazı bitki türlerinde(Örneğin yulaf)verimde yüzde 30 civarında artış olduğunu söyleyen çalışmalar var. Konu çok popüler. Ziraat mühendisi, lisans yada doktora öğrencilerinin çalışma ve tez konusu olarak bu alanı tercih etmelerini şiddetle öneririm. 


BSF rezidüsü ya da gübresi artık ne diyeceksek amazonda satılıyor. Yani perakende bir ürün olarak raflarda yerini aldı. yarım kilogramı 15 dolar gibi larva fiyatını bile geçmiş durumda. Alan olur mu bilmiyorum ama bilimsel çalışmalar benzer sonuçlar bulacak olursa solucan gübresinin çok üzerinde bir fiyatla satılacağından şüphem yok.  Bazı üstünlükleri de var aslında. Enzim, kitin gibi bitki büyüme faktörlerini içeriyor. Azot Potasyum miktarı çok tatminkar ve kompostlanma süresi çok daha kısa. BSF üreticileri açısından sürpriz bir gelir kaynağı sağlayan bir yan ürün olacak gibi görünüyor.   

12 Eylül 2021 Pazar

Gelişmeler


Dünyadan..

Geçtiğimiz günlerde iki önemli gelişme yaşandı. Birincisi Avrupa Birliği BSF larvalarının balık yemi olarak kullanımı dışında tavuk ve domuz yemi olarak kullanımına da izin verdi. Zaten beklenen bu gelişme henüz çok küçük olan böcek yemi pazarı açısından büyük önem taşıyor. Bir süredir yeni endüstriyel işletmeler açılmaya devam ederken mevcut olanlar da kapasite artımına gidiliyordu. Yıllık 10.000 ton civarında olan BSFL üretiminin 2030 yılında 500 bin ton olacağı öngörülmekte. Yine 2030 için beklenen market büyüklüğü 2.4 milyar dolar. Böcek endüstrisinde beklenen bu büyüme oranı çok çarpıcı. Uluslararası market raporlarına göre soya ve balık unu fiyatlarında ılımlı bir artış öngörülmekle beraber Avrupa Birliğinin ormansızlaştırma yoluyla elde edilen soya ve vahşi avlanmayla elde edilen balık ununun ithalatına getirmeyi düşündüğü engeller fiyatları artırabilir. Her sektörde sürdürülebilir olmayan ürün ve hammadde pazarı erirken geri dönüştürülebilen, çevre hasarı düşük, sürdürülebilir olanların pazarı artıyor. Bu perspektiften bakıldığında böcek yetiştiriciliğinin geleceği ticari olarak çok parlak görünüyor.

Diğer önemli gelişme Avrupa Birliğinin un kurdunun insan gıdası olarak kullanımına izin vermesi. Bu durum gıda kodeksinde böceklerin yer alması anlamına geliyor ve dünyanın en büyük endüstrisi olan gıda pazarının böcekler için de açılması demek. Gıda güvenliği araştırma ve testlerinden geçen un kurduna, yakın bir gelecekte BSF dahil endüstriyel ölçekte üretilebilecek diğer türlerin de eklenebileceğini gösteriyor.

Eylül ayı itibari ile BSF konusunda yapılmış akademik yayınların sayısı 2020 yılını geçmiş durumda. Son çalışmalarda elde edilen sonuçlar tavuk, domuz ve balık yem rasyonlarına eklenen BSFL fraksiyonunun ikame ettiği balık ve soya ile en az eşdeğer olduğu yönünde. Civciv yemi olarak ve farklı gelişim evrelerinde bazı balık türlerinde ise hem gelişim hem mortalite açısından avantajlı olduğuna dair çalışmalar yayınlandı. Larva diyeti, BSF genetiği üzerine yapılan çalışmalar devam ediyor.

Ülkemizden…

Dünyada böcek yetiştiriciliğinin yıldız parlarken ülkemizde bu anlamda nerede ise yaprak kıpırdamıyor. Ülkemizden çıkmış uluslararası bir yayın gözüme çarpmadı. Ama bir şekilde haberdar olduğum diyet çalışmaları ve su ürünleri üzerine araştırmalar olduğunu biliyorum. Umarım yayınlanmaya değer sonuçlar çıkar. Öte yandan BSFL'nin yem olarak kullanımı konusunda araştırma motivasyonu olduğunu varsaysak bile ortada kayda değer üretim yapan bir tesis bulunmuyor. Özel sektörden bazılarının benimle kurduğu temaslardan elde ettiğim izlenim konu ile ilgili heyecan dışında gerçekçi ölçüde bir kaynak ayırmayı düşünen ve rasyonel bir beklenti içinde olana rastlamadım. Korkarım hikaye yine uluslararası büyük oyuncuların ülkemizin iklim ve kaynaklarını kullanarak kazanacağı bir sona evrilmek üzere.  Risk almadan, yeterli kaynak ayırmadan ve insana yatırım yapmayı öğrenememiş kapitalist kültürümüzden ümitli değilim. Umarım ben yanılırım. Yasal düzenlemeler konusunda dünya  hızla ilerlerken ülkemizde hala bir hareket olmadığı gibi, girişimci adaylarının izin taleplerine gönül rahatlığı ile olumsuz yanıt vermeyi sürdürüyorlar.

Ülkemizde bir başka ilginç süreç organik atık konusunda yaşanıyor. Dünyada insan gıdası atıklarının doğrudan hayvan yemi olarak kullanımı konusunda uygulamalar oldukça yeni iken ülkemizde işlenmiş gıda atıklarının yem olarak kullanımı konunda büyük bir "atılım" içindeyiz. Bsf larvası yemi olarak kullanımına izin verilmeyen atıklar doğrudan hayvan yemi olarak rahatlıkla kullanılıyor. Bu hayvanlarin etini bizim yememize reva görmelerine şasırmak gerekmiyor elbette ama, et ihracatı yapan firmalar da kullanmaya başlar ve yeni bir skandala imza atarsak da şaşırmayacağım. Gıda fabrikalarının atıklarını toplayan geri dönüşüm firmaları, çikolata, mayonez, hazır çorba, bulyon allah ne verdiyse bir rasyon hazırlayarak yem maliyetleri altında ezilen çaresiz hayvan yetiştiricilerine satıyor. Bu alandaki pazar o kadar büyümüş durumdaki semt pazarlarındaki çürümüş organik atıklardan tutun, market zincirlerinin sebze meyve reyon atıklarına kadar bir piyasası oluşmuş durumda. Gerek geri dönüşüm firmalarının ya da aracı kurumların ürünlerinin yem olarak piyasaya sürdüğü bu atıkların maliyeti, gerekse pazar ya da hal atıkları ve biyogaz tesislerinin biyokütle talebi endüstriyel ölçekte üretim tesisi kurmanın önündeki en büyük engel. Bu substandart yemi kullanmak zorunda kalan hayvan yetiştiricilerinin artan talebi nedeni ile atık bulmak tavuk ve büyük baş gübresi dışında çok zor ya da maliyetli hale geliyor. Örneğin kuru madde hesabı yaptığınızda bayat ekmeğin kg fiyatı tavuk yemine yetişmiş durumda.

Yüksek kalitede ve dönüşüm oranında böcek yetiştiriciliğinde kullanılması gereken bu atıkların doğrudan yem olarak kullanılmasının yaratabileceği sağlık sorunlarını konunun uzmanları belki daha iyi yorumlayacaklardır. Ama ülkemizde atık bulmak böcek yetiştirici adayları açısından önemli bir sorun ve erişilebilir düşük maliyetli atık kaynağı temin etmek ilk işleri olmalı.

Eylül ayı sonu itibari ile finalize edeceğimiz “başka bir yaşam mümkün” projesinin verilerini buradan paylaşacağım. Ama bu uygulama BSF yetiştiricileri için yukarıdaki erişilebilir, düşük maliyetli atık sorunun şimdilik belki de tek ilacı gibi görünüyor.

Son olarak BSFL yan ürünlerinin(kitin, kitosan, yağ vb) artan kullanım alanları konusunun önemini vurgulamak istiyorum. Belki bir sonraki yazım bununla ilgili olacak. Bu konu, hala üretim maliyetleri, alternatiflerinin üzerinde olan BSF tesislerinin finansal olarak da sürdürülebilir bir işletme haline gelmesinin önünü açabilir.


1 Ağustos 2021 Pazar

Girişimci adayları için Black Soldier Fly uretimi Eğitimi

 

Son günlerde BSF uretimi konusunda eğitim talepleri geliyordu. Girişimci adayları bu alanda teorik ve pratik eğitim eksikliği olduğunu ilettiler. Bu çerçevede bir program hazırladık. Ticari bir girişim hevesi içinde olanlar dışında aile tipi isletmelere  karşılıksız desteğimiz sürecek. 

Black Soldier Fly Yetiştiriciliği 


- Biyolojisi

- Atık yönetimi

- Yumurta ve larva besleme uniteleri

- İşleyiş

- Ölçeklendirme ve ihtiyaçlar

- Eleme, kurutma

- Hasat, hesaplamalar, yem rasyonları

- Kurulum örnekleri, teknik cizimler

- Girdiler ve çıktılar 


Eğitim 6 saat zoom üzerinden teorik ve bir tam gün tesis ziyareti ile yerinde uygulamalar şeklinde olacaktır.

Eğiticiler:

Tamer Çalıkoğlu

Gökhan Arel

Hasan Doğan

Ķürşat Bülbül

 

Gruplar  iki kişiliktir. 15 gün icerisinde teorik eğitim tamamlanacaktir. Tesis ziyareti tarihi birlikte belirlenecektir. 

3 kurs dönemi sonunda program kapatılacaktır.

Girişimci adaylarına  sonrasında telefonla ve email ile destek hizmeti devam edecektir. 

Eğitim almak isteyen arkadaşlarımız ile beklentilerini tartışacağımız görüşme için 5052285579 dan beni arayabilirler. 

Etkinlik ücreti kişi başı 2500 liradır. 

Elde edilen gelir ARGE calışmalarına ve tesis aracılığı ile yürütülen yerel sosyal fayda projelerine harcanmaktadır. 


Yer: Çamlı köyü Güzelbahçe İzmir

Kayıt ve iletişim: Tamer Çalıkoğlu

05052385579

tamercalikoglu@gmail.com




14 Temmuz 2021 Çarşamba

Pilot projemize 3-4 küçük ölçekli tavuk ya da tavuk yumurtası üreticisini daha dahil edeceğiz

Yürüyen projemize  3 veya 4 üreticİ daha dahil edeceğiz. Bildiğiniz gibi tavuk veya tavuk yumurtası üreticileri bizim gönderdiğimiz bebek larvaları Migros dan aldıkları sebze meyve atıkları ile besleyip tavuklarına yem olarak canlı şekilde veriyorlar. Şimdiye kadar edindiğimiz deneyimler ışığında, projemize 3-4 yeni tavuk üreticisi daha katmak istiyoruz ancak katılmak isteyenlerin aşağıdaki özellikleri taşımalarını çok önemsiyoruz.
1- Aile tipi işletme olmalı. İşgücünün önemli bir kısmını kendi karşılayabilmeli.
2- Maliyetlerini düşürmek için motivasyonu olmalı. Tavuk ya da yumurta üretimi aile bütçesinin önemli bir kalemi olmalı. Tuzu kuru üreticiler fazladan zahmete girmek istemiyorlar. Haklılar
3- En yakındaki Migros mağazasından düzenli olarak atık alabileceği bir araç sahibi olmalı.
4-Günde birkaç saatini larva beslemesine ayırabilmeli, istendiğinde süreci resim ya da video ile dokumante edebilmeli
5-Tavuk stoklarına göre değişmekle birlikte larvaları besleyecegi en az 15 adet (60x40) kasa ve atık stoklayabilecegi bidonu alabilecek kadar bir bütce ayırabilmeli. Kendi daha makul bir çözüm üretebilir elbette.
6-Katılmak isteyenlere bir saat kadar telefonla eğitim verilecek. İhtiyacına göre larvaları kargodan adres ödemeli olarak alacaklar. 
Projenin başarısı ekibin doğru üreticilerden kurulmasından geçiyor. Bu pilot çalışma başarılı olursa yaygınlaşması mümkün olabilecek. Katılmak isteyenler beni arayabilirler (05052385579)

Güncelleme: 1 Ağustos 2021 itibari ile pilot projeye üretici kabulu tamamlandı. 15 Eylül tarihi itibari ile finalize edeceğimiz projenin sonuç raporu ile birlikte uygulamanın 2  fazı olan yaygınlaştırılması sürecini tartışmaya açacağız. 

4 Temmuz 2021 Pazar

Başka Türlü Bir Besleme Mümkün..

Bir süredir yazılara ara vermiştim. Dağıtık bir üretim modeli başlıklı yazıda söz ettiğim projenin başlamasını ve olgunlaşmasını bekliyordum. Tavuk üreticilerinin, özellikle de artan yem maliyetlerini ürünlerine yansıtamayan butik ya da aile tipi işletmelerinin bir süredir yetiştiriciliği bıraktığını gözlemliyordum. Bir pilot proje ile bu üreticlere bir çözüm üretebilir, üzerlerindeki maliyet baskısını hafifletebilir miyiz görmek istedik. Yazımda, halen devam eden bu proje ve gelişmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum ve katkılarınızla geliştirilebileceğine ve yaygınlaştırılabileceğine inanıyorum.
Projenin merkezinde bir BSF yumurta ve bebek larva üretim merkezi var. Bu merkez İzmir Çamlı köyünde bir kooperatiften kiraladığımız 200 metrekare alan üzerine kurduğumuz her biri 21 metrekare olan iki konteynerden oluşuyor. Biri sinek ve yumurta üretim birimi, diğeri koloni idamesi için gerekli larva stoğunun beslendiği ünite. Bu alan iki odalı, birinde larvalar beslenirken diğer odada üretilen bebek larvaların porsiyonlama, diyet hazırlama ve araştırmalar için kullanılıyor.

Üretilen bebek larvalar farklı kanatlı stoğu sayısına sahip üreticilere tavuk sayılarına göre porsiyonlanarak veriliyor. Üreticiler bebek larvaları alıp kendi yetiştirme alanlarında 10 gün kadar besledikten sonra, yeterli olgunluğa ve büyüklüğe eriştrdiği bu larvaları tavuklarına veriyorlar. Kanatlı diyetlerinde, tavuk başına 250 larva/gün olacak şekilde bir besleme rejimine karar verdik. 60x40 plastik kasada beslenen 12 bin larva, her 50 tavuğa bir kasa/gün olacak şekilde önlerine dökülüyor ve canlı olarak veriliyor. Böylece eleme gibi ağır bir işçilikten kurtulunmuş oluyor ve tavuk gut sağlığına olan katkı maksimize ediliyor, gıda güvenliği sağlanmış, tavuk sağlığı korunmuş oluyor. Bildiğiniz gibi canlı larva kullanımı tüm dünyada serbest. Kısıtlılıklar larvaları işleme süreciyle başlıyor.
Peki bu tavuk üreticileri larvaları besleyecekleri atıkları nasıl temin edecekler? Normalde kurtulunmak istenen ya da çöpe atılan organik atıklar siz almak isterseniz kıymete bindiği için projenin atık temini kısmını kurumsal olarak çözmeye karar verdik. ‘Fazla Gıda’ sosyal girişim şirketini ve Migros mağazalarını projeye dahil ettik. Her üreticiye kendine en yakın bir Migros mağazası tanımlandı. Mağaza personeline eğitim verildi. Üreticiler mağaza ile karar verdikleri bir zamanda manav atıklarını gidip kendileri alıyorlar.
Kimi üreticiler bu atıkları ön fermetasyona tabii tutuyor ya da parçalayıcı ile hacmini azaltıp stokluyor. Toplu ve daha ucuza aldıkları 60x40 cm boyutlarında plastik kasalarda her bir kasada 12 bin larva olacak şekilde 10 gün süreyle besliyorlar. Sistem, tavuklara her gün bir larva kasası verildiğinde yeni bir larva kasası kurulumu şeklinde çalışıyor. 100 tavuğunuz varsa iki kasa. Bu arada her gün bebek larva üretim merkezine gelip bebek larva almak zorunda kalmasınlar diye haftalık ya da 10 günlük bebek larva ihtiyaçlarını topluca veriyoruz ve bunları porsiyonlayıp buzdolabında saklıyorlar. Her yeni kasa kurulumu yapılacağı zaman dolaptan çıkarıp atıklarla beslemeye başlıyorlar. Buzdolabındaki larva stoğu azalmaya başladığında merkeze gelip yeni bebek larvalarını alıyorlar.
İsteyen üreticiler larvalar tarafından işlenmiş kasa içindeki rezidüleri eleyip gübre olarak değerlendirme yoluna gidiyor ya da Migros’dan ihtiyaçlarının üzerinde olan sebze meyve atıklarını küçük baş hayvanlarına yem desteği olarak kullanıyorlar. Bu şekilde atık yönetimi ve stoklama konusu önemli bir sorun olmaktan çıkıyor. Migros sebze meyve atıkları, hem mevsimsel olarak çok bol, hem de oldukça kaliteli. Aynı zamanda önemli oranda organik olmayan atıklardan ayrıştırılarak hazırlanıyor. Üreticiler tavukların larvalara gösterdiği ilgiden son derece memnun, atık geri dönüşümüne katkı sağladığı için ve yem maliyetlerini düşürdükleri için çok mutlular. Kimi üreticiler civcivlerin gelişimine olan etkilerini karşılaştırmak için denemeler bile yapmaya başladılar.
Proje başladığında bazı sorunlarla karşılaştık ama tümü makul bir şekilde çözüldü. Süreci optimize etme süreci hala devam ediyor ve başarılı ve uygulanabilir bir model gibi görünüyor.
Projenin çıktılarını özetleyecek olursak
1- Üreticilerin yem maliyetlerini azaltıyor
2- Atıkların çevreye olan zararları azaltılıyor ve katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürülüyor
3- Atıkların yerinde bertarafı sağlanıyor. Çöplerin depo alanlarına taşınma maliyetleri engelleniyor
4- Gübre gibi bir yan ürün sağlanıyor
5- Koyun ve keçi gibi başka bir hayvan stoğunun daha beslenmesi kolaylaştırılıyor
6- Tavuk sağlığına ve refahına katkıda bulunuluyor
7- Sürdürülebilir ve döngüsel bir ekonomi yaratılıyor

Projenin unsurları
Merkezi bir bebek larva üretim merkezi,
Dağıtık larva besleme noktaları
Mağaza zinciri sayesinde kolay erişilebilir güvenilir atık kaynağı
Organizasyon-Dökümantasyon-Koordinasyon

‘Fazla gıda’ şirketi bu sürecin digitalleşme tarafını da yakın zamanda hayat geçirecek. Böylece halen elle topladığımız verileri(beslenen larva ve atık miktarı gibi) digital olarak bir veritabanında toplayabileceğiz ve birimler arası iletişim web üzerinden sağlanacak. Projenin dokümantasyonu çok önemli. Bu nedenle verileri özenle topluyoruz ve süreci görselleştiriyoruz.

Projenin hikayesini anlatan bir videomuz var.

Ama bence projenin çok değerli bir başka noktası daha var. İstanbulda Levent Kabadayı ve İskenderun’dan Hasan Doğan projeye dahil oldular. Her ikisi de bu ülkedeki BSF endüstrisinin öncüleri. Bebek larva üretim merkezinin de dağıtık bir modelle gerçekleşebileceğini gösterdiler. Yani Türkiyenin herhangi bir bölgesinde butik tavuk üreticileri, o bölgedeki Migros gibi bir mağaza zincirinin düzenli ve güvenilir bir atıklarını kullanarak, bambaşka bir coğrafyada üretilen BSF yumurtalarından elde edilen larvalarla tavuklarını besleyebilirler. Larva üretim tarafında işbirliğinin harika bir örneği yürüyor.
Projenin önemli bir ayağı olan finansman kısmı hala eksik. Yürüttüğümüz pilot çalışmanın başarısını test edebilmek açısından finasman sorununu tartışmayı en sona bıraktık. Bambaşka sorunlar nedeniyle gerçekleşemeyebileceği için şimdilik finasmanı biz üstlendik. Burada tavuk üreticileri yem tasarrufu sağlıyor, mağazaların ekonomik bir girdisi olmasa bile atıklarını değerlendiriyor ve marka değerlerini pekiştiriyor, ama bebek larva üretimi yapan birimler yatırım ve idame maliyetlerini nasıl karşılayacak?. Önemli bir sorun. Pilot proje kapatıldığında bir finans modeli de geliştirmiş olmalıyız. Bir kaç seçenek üretmeye çalışıyoruz. Tavuk üreticileri besledikleri larva yanında BSF merkezleri için de bir miktar larva besleyebilir ya da yem maliyetlerinden yaptıkları tasarrufun bir kısmını bu merkezlerle paylaşabilir ya da bir miktar tavuğu daha bu merkezler için besleyebilir, gıda endüstrisi sponsorluk yapabilir. Aklımıza gelenler bunlar ama işin finansal ayağına sürdürülebilir bir çözüm üretmedikçe romantik bir proje olmaktan öteye gitmeyeceği kesin. Sizlerin eleştiri ve katkılar çok değerli olacaktır.
Projeye için katkı öneri ve eleştirilerinizi sayfaya yazacağınız notlarla, email veya telefonla iletebilirsiniz.


Projede yer alanlar
Tamer Çalıkoğlu
Gökhan Arel
Sercan Özyurt
Kürşat Bülbül
Hasan Doğan
Levent Kabadayı
Ali Süha Çalıkoğlu
Kanatlı Kümes Hayvanları Derneği
Migros
Fazla Gıda
ve Tavuk üreticileri


email: tamercalikoglu@gmail.com
tel: 5052385579

10 Şubat 2021 Çarşamba

Siyah Asker Sineği Yetiştiriciliğinde Son Gelişmeler

Genel Bilgiler
Hızlı nüfus artışı, ekonomik gelişme ve şehirleşme ile birlikte düşük ve orta gelirli ülkelerde kaliteli gıda talebinin karşılanması ve organik atıkların yönetilmesi için kaynak ihtiyacı artmaktadır. Örneğin, kişi başına düşen gelirdeki hızlı artış ve kentleşmeye bağlı olarak, gıda ve diğer tarımsal ürünlere yönelik taleplerin de yapısal değişikliklere yol açması muhtemeldir (FAO, 2017). Bu kaynaklara olan talebi karşılamak için, tarımsal üretimin 2013-2050 yılları arasında %49 artması (FAO, 2017), 2007 ile 2050 arasında ise et, yumurta ve süt ürünleri üretiminin %76,%64 ve %62 artması öngörülmektedir. Benzer şekilde, 2030'daki küresel gıda üretiminin 2016’dakinden %17,6 daha yüksek (30 milyon metrik ton canlı ağırlık eşdeğeri) olacağı tahmin edilmektedir (FAO, 2018). Bir birim yüksek kaliteli hayvan proteini üretmek için yaklaşık altı birim bitki proteini gerektiğinden et ve süt üretimindeki öngörülen artış, protein açısından zengin hayvan yemlerine olan talebin önemli ölçüde artmasına neden olacaktır. Dünya çapında önemli miktarda organik atık üretilir ve özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde uygun şekilde yönetilmez. Yıllık olarak, üretilen tüm gıdanın üçte biri gıda zincirinin değişik aşamlarında ziyan olur. Bu gıda atıkları(yaklaşık 1,7 milyar metrik ton), önemli bir çevresel (yılda 3,3 milyar metrik ton CO2 eşdeğeri sera gazı (GHG) emisyonu) ve ekonomik (1,2 trilyon ABD Doları) kayıp anlamına gelmektedir. (FAO, 2014). Dahası, yüksek nem ve besin içeriği, biyolojik bozunma ve enzimatik faaliyete bağlı biyolojik istikrarsızlık ve patojenlerin potansiyel varlığı, organik atık yönetimini diğer atık akımlarına kıyasla daha zor hale getirir. Şu anda, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde arazilere gömülerek ve gelişigüzel yığılarak bertaraf etme yöntemi süreci domine etmektedir. Bu durum önemli ölçüde çevresel (yer ve yüzey-su kirliliği ve karbon emisyonu) , halk sağlığı ( hastalık vektörleri için üreme alanı), ekonomik (taşıma maliyeti) sorunlara neden olmaktadır. Sadece çevresel, ekonomik, halk sağlığı açısından değil ve gıda üretimi için gerekli toprakların yem üretimine ayrılması nedeniyle sınırlı kaynakların sürekli artarak ve sürdürülebilir olmayan yöntemlerle tüketilmesi, büyük miktarlarda organik atıkların oluşumuyla birleştiğinde, daha ekonomik, çevre dostu ve teknik olarak gıda ve yem üretimine katkısı olan bir organik atık yönetimi yaklaşımı gerekmektedir. Bu bağlamda, organik atıklar üzerinde böcek tarımı, besin açısından zengin yem (yani böcek biyokütlesi) ve organik gübre üretimi ile eşzamanlı olarak atık biyo-iyileştirmesine olanak sağlar. Gıda atıkları, insan dışkısı ve hayvan gübresi gibi farklı organik atıklar üzerinde yetiştirilen bazı böceklerinin organik atıkları % 25-72 oranında (kuru madde bazında) azalttığı bildirilmiştir ve ayrıca nitrojen ve fosfor sırasıyla %22-57 ve %35-70 oranlarında azalmaktadır.
Ayrıca Lepidoptera, Diptera, Hymenoptera, Coleoptera, Trichoptera, Hemiptera ve Odonata takımlarına ait birçok böcek, antifungal aktivite ve / veya antimikrobiyal peptidler salgılar. Organik atıklar üzerinde böcek yetiştiriciliği, patojenleri ve kokuları önemli ölçüde azaltır. Bu nitelikteki böcekler içerisinde Siyah asker sineği larvası, hayvan gübresi gibi çeşitli organik atıklar üzerinde büyüyebilme kabiliyeti nedeniyle kritik bir önem taşır ve büyük bir ilgi görmüştür. İnsan dışkısı, belediye katı atıklarının organik fraksiyonu, gıda atıkları, kompost sızıntı suyu, kanalizasyon suyu, böcek çiftliği atıkları, sakatat ve omurgalı kalıntıları (çürüyen domuz leşleri gibi) hayvan yemi ve biyoyakıt uygulamaları için protein ve yağ açısından zengin larva, prepupal veya pupa biyokütlesi üretmek için kullanılmıştır. Dahası, Siyah Asker Sineğinin vektör özelliği yoktur ve evcil hayvanlar veya insanlar için bir rahatsızlık oluşturmaz.
Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği teknolojisinin organik atıkların katma değerli ürünlere biyolojik olarak dönüştürülme potansiyeli yeterince incelenmemiştir. Dünyada hala az sayıda ticari ölçekte Siyah asker Sineği üretim tesisi bulunmaktadır Bu nedenle, bu incelemenin genel amacı, BSF çiftçiliği yoluyla organik atıkların biyo dönüştürülmesinin mevcut durumunu eleştirel olarak değerlendirmektir. Bu inceleme aynı zamanda, hayvan yemi uygulamaları için organik atıklar üzerinde böcek yetiştiriciliği ile ilgili teknik zorlukları da vurgulamaktadır. Organik atıkların Siyah asker Sineği biyokütlesine biyo dönüşümünün çevresel ve ekonomik yönleri de kısaca tartışılmaktadır. İnceleme, daha fazla araştırma ve geliştirme ve teknolojinin ticarileştirilmesi için önerilerle sona ermektedir.
Siyah Asker Sineği, ılıman ve tropik bölgelerin çoğunda bulunabilir. Siyah Asker Sineği, beyaz ve siyah üst gövdesinin benzersiz renk desenleri ile yaban arısı görünümündedir. Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği, diğer Hermetia türleri ile kolayca karıştırılabilir; bu nedenle yetişkin türlerin ticari üretimine başlamadan önce bir taksonomik uzman tarafından doğrulanması gerekir. Siyah Asker Sineği yaşam döngüsü diğer holometabolöz eklembacaklılar gibidir. Yetişkinler, yalnızca su verildiğinde yaklaşık iki hafta yaşarlar. Genellikle erkekler dişilerden iki gün önce ortaya çıkar ve çiftleşme iki gün sonra gerçekleşir. Siyah Asker Sineği, (havada çiftleşen) bir böcektir ve bu nedenle, çiftleşme uçuşu için geniş alanlar gerektirir. Tipik olarak bir kez çiftleşirler ve dişiler yaşamları boyunca, genellikle çiftleşmeden iki gün sonra tek bir yumurta yumağı bırakırlar(300-1200 yumurta). Larvalar yaklaşık dört gün içinde yumurtadan çıkarlar ve gelişimin tamamlanması için yaklaşık iki haftaya ihtiyaç duyarlar. Prepupae, pupa oluşumundan önceki larval aşamasıdır, larva sindirim kanallarını boşaltır ve pupa olmak için kuru ve korumalı bir yer arayışına girerek besin kaynağından uzaklaşır. Bu davranışı larvaların hasat edilmesinde önemli bir avantaj sağlar. Pupadan erişkin sineğe dönüşüm için yaklaşık iki haftaya ihtiyaç vardır.
Organik atıkların kara asker sineği yoluyla biyodönüşümü
Siyah Asker Sineği larvaları, organik atıkların obur tüketicileridir. Araştırmalar, Siyah Asker Sineği larvalarının gıda atıkları, tarımsal endüstri yan ürünleri, hayvan atığından et bazlı ürünlere kadar çok çeşitli organik kaynakları tüketebildiğini göstermiştir. Siyah Asker Sineği larvalarının bu çeşitli organik kaynakları sindirmesini sağlayan morfolojik özellikleri ve fizyolojik işlevleri tanımlanmıştır. Siyah Asker Sineği larvalarının sindirim sistemi, farklı pH’da üç farklı bölgeye sahiptir: asidik (pH = 6.0) ön bağırsak, kuvvetli asidik (pH = 2.0) orta bağırsak ve alkalin (pH = 8.5) arka bağırsak. Bağırsak boyunca lümen pH'sındaki bu olağanüstü değişim, enzim aktivitesi, besin çözünürlüğü, sindirilen bileşiklerin detoksifikasyonu ve barsak mikrobiyotasını şekillendirmede önemli rol oynar. Yutulan polisakkaritler ve bazı lipidler, çözünebilir amilazlar ve lipazlar tarafından ön bağırsakta sindirilirken, kalan lipidler ve protein, arka bağırsakta, sırasıyla, lipazlar ve endo ve ekso-peptidazların etkisiyle sindirilir.
Arka bağırsaktaki alkali pH, Siyah Asker Sineği larvalarının proteinlere bağlanan tanin ve diğer ikincil metabolitlerden zengin düşük ph’ya sahip substratlarda da gelişmesini sağlar
Orta bağırsakta lizozim ve güçlü asidik pH'ın yüksek aktivitesinin, substratlarla alınan patojenlerin inaktivasyonundan sorumlu olduğuna inanılmaktadır. Her durumda, Siyah Asker Sineği gelişiminin, hayatta kalma oranının, besin bileşiminin ve substrat biyo-dönüşüm kapasitesinin üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilecek substratların kompozisyonu dikkatle gözönüne alınmalıdır. Örneğin, substrat türüne bağlı olarak, gelişme iki hafta ila birkaç ay sürebilir ve ortaya çıkan larvalar, vücut ağırlığının% 10 ila % 40'ı arasında değişen protein içeriğine sahip olabilir. Aynı değişkenlik, yağ içeriğinde de gözlenir. Bu tür değişkenlik nedeniyle, beslemeden önce substrat ön işleminin Siyah Asker Sineği biyokütlesinin besleyici kompozisyonu üzerindeki etkisini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Örneğin, partikül boyutu ve mikrobiyal flora Siyah Asker Sineği larvalarının gelişimini artırmak için manipüle edilebilir. Büyük partikül boyutu (yani, bütün sebzeler veya et ürünleri) Siyalarınınh Asker Sineği larva sindirmesi için zorlayıcıdır. Siyah Asker Sineği larvalarına uygulanmadan önce substratların boyutunun küçültülmesi, larvaların besinlere daha etkili bir şekilde erişmesine izin verir.veya mantarlar biyo dönüşümü kolaylaştırabilir. Benzer şekilde, seçilmiş bakterilerin de Siyah Asker Sineği larvalarının gelişimini artırdığı (yani hızlandırdığı) bilinmektedir.
Organik atıkların dönüşüm verimliliği
Organik atıkların Siyah Asker Sineği biyokütlesine organik (substrat) indirgeme ve biyo dönüşüm oranı incelendiğinde yalnızca substrat türüne göre substrat azaltma ve biyo dönüşüm oranlarında da varyasyonlar göstermektedir. Aynı zamanda Siyah Asker Sineği suşu, beslenme hızı ve larva yoğunluğu, Siyah Asker Sineği larvalarını kullanarak biyo dönüşüm çalışmalarını standartlaştırmak için araştırılmıştır. Örneğin aynı vsubstart üzerinde beslenen Wuhan (Çin) suşunun Siyah Asker Sineği larvaları, Guanghzhou (Çin) ve Texas (ABD) suşlarından (sırasıyla %14.4 ve %37.0) daha büyük olmakla kalmadı, aynı zamanda karşılaştırmalı olarak daha fazla substrat işledi. Bu nedenle, uygun suşun seçilmesi ve sürdürülmesi, iyileştirilmiş substrat dönüşümü ve Siyah Asker Sineği biyokütle verimi elde etmede kritiktir. Genel olarak, yerel suşlardan geliştirilen Siyah Asker Sineği kolonileri, daha iyi substrat biyo-dönüşümüne neden olacak ve koloni çökmesi riskini en aza indirecektir. Benzer bir substrat üzerinde yetiştirilen BSF larvalarının aynı besin kompozisyonunda beslenen farklı suşlarının besin değerleri üzerine yapılmış kapsamlı bir çalışma şu anda eksiktir. Larva yoğunluğu, besleme miktarı ve besleme sıklığını diğer önemli performans faktörleridir. Besleme miktarının artırılması, daha hızlı büyüme ve daha yüksek Siyah Asker Sineği larva biyokütle üretimi ile sonuçlanır, ancak atık miktarının azaltılması ve biyokütle dönüşüm oranını olumsuz etkiler Tersine, yüksek larva yoğunluğu ve yüksek besleme miktarı kombinasyonu larvaların atık azaltımı yanında ve büyüme oranını da olumsuz etkiler. Organik atığın biyolojik dönüşümü esas olarak organik atığın besin profili ve bileşimi ile belirlendiğinden atık arıtma ve biyo dönüşüm oranı arasında iyi bir denge sağlayan besleme hızı ve larva yoğunluğu atık türüne göre değişim gösterir. Dahası, larva yoğunluğu ve besleme hızı, biyodönüşüm sürecinin amacına göre değişir. Birincil hedef organik atığı değerli hale getirmekse daha düşük besleme miktarı ve daha yüksek larva yoğunluğu önerilir; birincil hedef Siyah Asker Sineği larva biyokütle üretimi ise, nispeten daha yüksek bir besleme miktarı tercih edilir.
Çalışmalar, organik atıklarla beslenen Siyah Asker Sineği larvaları ve sinerjik mikroorganizmalar arasındaki ilişkiyi başarıyla araştırmıştır.
Örneğin, tavuk gübresi üzerinde Bacillus subtilis ve Siyah Asker Sineği larvalarıyla birlikte yapılan değerlendirmede, Siyah Asker Sineği larvalarının tek başına ve b. subtilis + Siyah Asker Sineği arıtmasına kıyasla Siyah Asker Sineği larva ağırlığında, biyolojik dönüşüm oranında ve substrat azalmasında sırasıyla %16, %13 ve %13 oranında iyileşme gözlemlenmiştir. Tavuk gübresi üzerinde, Siyah Asker Sineğinin yumurta ve bağırsaklarından izole dilen bakteriler eklenerek yapılan değerlendirmelerde de benzer iyileştirmeler gözlenmiştir. Benzer şekilde, soya küspesi üzerinde Lactobacillus buchneri ile birlikte yapılan arıtmada, tek başına Siyah Asker Sineği larvaları ile tekli muameleye kıyasla Siyah Asker Sineği larva verimi, substrat azaltımı ve biyo-dönüşüm oranında sırasıyla % 37,% 14 ve% 38 oranında iyileşme bildirirmiştir,. Mantarlarla fermentasyonun veya eksojen bakterilerin takviye edilmesinin, pirinç samanı, mısır koçanı, muz kabuğu gibi lignoselüloz açısından zengin substratların veya süt gübresi ve tavuk gübresinin karışımı üzerine eklendiğinde biyo-dönüşümünü ve yem dönüşüm oranını iyileştirdiği de bildirilmiştir. Başka mikroorganizmalarca salgılanan ekzojen enzimler besinlerin Siyah Asker Sineği larvaları tarafından değerlendirilmesinde sinerjik etki gösterir.(örn., Basit şekerler, peptidler ve kısa zincirli yağ asitleri) Bu nedenle, substratın sinerjik mikroorganizmalarla ve Siyah Asker Sineği larvalarıyla aşılanması, organik atıkların BSF biyokütlesine biyo dönüşümünü geliştirir. Organik atıkların bileşiminde zamansal ve mekansal farklılıklar bulunduğundan, geniş bir atık yelpazesi üzerinde etkili olan sinerjik mikrobiyal kültürlerin tanımlanması, organik atıkların Siyah Asker Sineği larvası biyokütlesine dönüştürülmesini daha da iyileştirecektir. Bununla birlikte, eklenen mikroorganizmaların, alerjik veya toksik etki dahil olmak üzere Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin değeri üzerinde herhangi bir olumsuz etkisi olmamalıdır.
Biyolojik dönüşüm yaklaşımları
Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin endüstriyel üretimi için benimsenen yaklaşımlar küresel olarak değişiklik gösterir. Genel olarak, Siyah Asker Sineği larva biyokütle üretimi için yaklaşım iki gruba ayrılabilir; doğal ortamda yetişkin sinek yetiştirmeye ve üretmeye dayalı sistemler. Tarihsel olarak süreç, doğal popülasyonların organik atıkları kolonize etmesine ve Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin kendi kendine toplanmasına dayanıyordu. Bu sistem, doğal Siyah Asker Sineği nüfusu olan bölgelerdeki küçük ölçekli çiftçiler veya ev tipi üreticiler için geçerlidir. Abiyotik faktörlerle ilgili olarak, tropikal bölgelerdeki düşük ve orta gelirli ülkeler, zayıf gelişmiş bir sıhhi altyapısıyla ilişkili sorunları çözmek için bu tür bir sistem için uygun iklim koşullarına sahiptir. Ancak bu yaklaşım, organik atık miktarının azaltılması ve hayvancılık, kümes hayvanları ve su ürünleri yetiştiriciliği yem talebinin karşılanması için istenen üretim seviyelerine ulaşılması düşünüldüğünde etkisizdir. Dahası, böyle bir yaklaşım, Siyah Asker Sineği'nin organik atıklarda aktif olmasını ve kolonileşmesini sağlamak için büyük ölçüde doğal koşullara bağlıdır. Bu durumda kolonizasyon öngörülemez olup, daha düşük Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi üretiminin yanı sıra koku yayabilecek atıkların ortaya çıkmasına neden olur. Dahası, diğer zararlı türlerinin de çoğalması muhtemeldir.
Yetişkin sinek ve yumurta üretimine dayalı sistem tercih edilmesi durumunda, düzenli bir Siyah Asker Sineği yumurtası üretimini sağlamak ve aynı zamanda atık biyolojik dönüşümünü sağlamak için bir Siyah Asker Sineği kolonisinin idamesi şarttır. Bu yaklaşım, yumurtalardan ortaya çıkan larvalar tarafından atıkların biyodönüşümünü sağlamak için kontrollü bir ortamda üretilmesini sağlar. Bu nedenle, yetişkin sinek ve yumurta üretimi, Siyah Asker Sineği biyokütle üretim sisteminin kritik bir bileşenidir.
Güncel Siyah Asker Sineği larva biyokütle üretim sistemleri, bir Siyah Asker Sineği kolonisinin sürdürülmesine dayanmaktadır. Bu sistemler öngörülebilir atık akışı ve yumurta verimini sağlamalıdır.
Bununla birlikte, bu yaklaşımın en büyük sınırlaması, ticari ölçekli bir üretim için duyulan alan gereksinimidir. Bu nedenle, yetişkin bir kafesin boyutu [1,2 m (Y) x1,2 m (G) x 2,4 m (U)] ve sayısı ile yeterli yumurta üretim kapasitesi (yani, yaklaşık 10 g / gün/kafes) sağlamak, endüstriyel ölçekte bir Siyah Asker Sineği Larva kompleksini beslemek için gereken kafes sayısı, bu tür tesislerin kentsel alanların dışında konumlanmasını gerektirebilir. Örneğin, pratik bir kural olarak, günde bir ton organik atığı işleyen bir tesiste, Siyah Asker Sineği kolonisi(yani Siyah Asker Sineği sağlamak ve bebek larva bakımı) için yaklaşık 50 m2 alan gerekmektedir. Dahası, bu tür büyük bir ölçek, yumurta üretimini ve yumurtadan çıkmayı etkileyebilecek çevresel değişkenlere (ör. Sıcaklık, nem) duyarlıdır.
Siyah asker sineği biyorafinerisi
Ham petrolden farklı yakıtlar ve ürünler üreten bir rafinerideki petrol kaynağı gibi, Siyah Asker Sineği çiftçiliği de çeşitli organik kaynakları yem, yakıt, gübre ve diğer biyobazlı ürünlere dönüştürmek için bir biyolojik kaynak işlevi görebilir. Döngüsel ekonominin pratik bir örneği olan Siyah Asker Sineği, bu yaklaşımın ekonomik uygulanabilirliğini potansiyel olarak artırabilir ve yukarıda bahsedilen Siyah Asker Sineğinden elde edilen ürünlerin çevresel ayak izini en aza indirebilir.
Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi yağ bakımından zengin olduğundan (kuru maddenin %21 ile 40'ı), bu yağ ekstrakte edilebilir ve transesterifikasyon yoluyla biyodizele dönüştürülebilir.
Genel olarak, Siyah Asker Sineği larvasının yağı, düşük viskoziteli ve yüksek oksidatif stabiliteye sahip biyodizel üretebilen orta zincirli doymuş yağ asitleri ve düşük doymamış yağ asitleri bakımından zengindir.
Ayrıca araştırmalar, Siyah Asker Sineği larva yağından üretilen biyodizelin özelliklerinin, Amerikan Test ve Malzemeler Derneği (ASTM) D6751 ve Avrupa standardı EN 14,214 dahil olmak üzere uluslararası biyodizel standardları içinde olduğunu göstermiştir.
Biyodizel üretiminde hammadde, üretim maliyetinin büyük bir kısmını (% 75'e kadar) oluşturmaktadır. Bu nedenle, düşük değerli organik kaynaklardan yağ açısından zengin Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin büyük ölçekli üretimi, biyodizel üretim maliyetini önemli ölçüde azaltabilir.
Organik Gübre
Siyah larva Asker Sineği biyokütlesinin toplanmasının ardından kalan substrat organik gübre olarak kullanılabilir. Siyah Asker Sineği larva kompostlamasını takip eden kalıntıda, kalıntının pH değeri genellikle bitki büyümesi için optimum aralıktadır (pH = 7.0 - 8.0)
Çalışmalar, kitin veya türevlerinin bitki üzerindeki olumlu etkilerini bildirmiştir. Kalıntı; ölü larva, imego, kitin de içerdiğinden, ayrıca bitki büyümesini ve bitki savunmasını tetikleyebilir. Ancak, şu anda kalıntının bu tür yönlerini araştıran çalışmalar eksiktir. Ek olarak, bir büyüme ortamı olarak böcek kompostu, topraksız tarımda kokopit ve sentetik gübrenin yerini alabilir.
Ek olarak, Siyah Asker Sineği larvaları, kadmiyum (Cd) kursun arsenik gibi ağır metalleri biyolojik olarak biriktirir. Böylece organik gübre olarak kalan kompostun değerini artırır. Ayrıca, kalıntı biyokütle, biyokimyasal (örneğin anaerobik sindirim ve/veya kompostlama) ve termokimyasal (örneğin piroliz, hidrotermal karbonizasyon) dönüştürme işlemlerini takip eden biyoyakıt ve biyoesaslı ürünler için bir substrat olarak kullanılabilir. Bununla birlikte, böcek kompostunun sonraki uygulamaları, Siyah Asker Sineği larvalarının beslendiği orijinal organik atığın özellikleri tarafından belirlenir. Siyah Asker Sineği larva tabanlı biyokütle, yem, yakıt ve gübre üretmeye ek olarak, diğer yüksek değerli ürünler için de büyük bir potansiyele sahiptir. Örneğin, bir glukozamin polimeri olan kitin, kuru madde bazında Siyah Asker Sineği larva biyokütlenin %7'sini oluşturduğu için Siyah Asker Sineği larva biyokütle işlemenin önemli bir yan ürünüdür. Kitin ve türevi kitosan, bağlayıcı olarak(boyalarda), yenilebilir filmler, endüstriyel membranlar, biyolojik olarak parçalanabilen cerrahi ipler ve şarap yapımında sonlandırıcı olarak birçok endüstriyel deneme uygulamasında kullanılmıştır. Ayrıca, Siyah Asker Sineği larvasından türetilen kitinin fizikokimyasal karakteristiğine dayanan çalışmalar, doku mühendisliği, tekstil endüstrisi, su ve atık su arıtımında bir absorban olarak potansiyel uygulamalarını önermektedir. Protein hidrolizatları, biyoplastik ve doğal renklendirici (örneğin melanin ve monokromlar) gibi ekonomik açıdan önemli biyoürünler de Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinden türetilebilir.
Çalışmalar ayrıca, endüstriyel olarak önemli enzimleri (örn. Tripsin, kimotripsin, ligninaz ve selülaz) ve antimikrobiyal peptidleri araştırmıştır Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği tabanlı bir biyorafinerinin başarılı bir şekilde geliştirilmesi için, büyük ölçekli bir Siyah Asker Sineği biyokütlesi üretimi gerekecek ve bu da, yetiştirme, hasat ve işlemenin mekanizasyonunu ve otomasyonunu zorunlu hale getirecektir.
Siyah asker biyokütlesinin besin bileşimi
Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi, protein, yağ ve mineraller açısından zengindir ve nispeten düşük lif içeriğine sahiptir. Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin ham protein ve yağ içerikleri kuru maddenin sırasıyla; %30 ile %52'si ve %21 ile %40'ı arasında değişmektedir. Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin enerji değeri genellikle mısır unu ve buğday unu gibi hayvan diyetlerindeki ortak enerji kaynaklarından daha yüksektir .Yağsız Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin ham protein içeriği, soya küspesi ile karşılaştırıldığında daha yüksektir ve balık küspesi ile karşılaştırılabilir orandadır. Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinden ekstrakte edilen yağ aynı zamanda biyodizel için bir hammadde veya biyo-bazlı kayganlaştırıcıdır.
Kitin, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin (~%7 kuru madde) bir başka önemli bileşenidir ve genellikle kitin molekülünde bulunan nitrojen nedeniyle Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinde ham protein fraksiyonu içerisine yanlış bir şekilde dahil edilir; Ham protein içeriği genellikle toplam Kjeldahl nitrojen değerinin 6.25 faktörü ile çarpılmasıyla belirlenir. Çalışmalar, diyetteki yüksek kitin ve kitin türevi kitosan içeriğinin besin kullanımını olumsuz etkilediğini bildirmesine rağmen bu bileşiklerin antimikrobiyal ve prebiyotik özelliklere sahip olduğu bildirilmiştir.
Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin bileşimi, larvalara beslenen substrata oldukça bağımlıdır. Larva yetiştirme koşulları, işleme yöntemleri, larvanın hangi evrede hasat edildiği önemlidir.
Örneğin, substrattaki karbonhidrat içeriği, BSF larvalarındaki lipit içeriğini etkiler.
Siyah Asker Sineği larvaları düşük protein ve yüksek karbonhidratlı substratlar ile beslendiğinde, karbonhidrat esas olarak larvalar tarafından lipitlere dönüştürülür.
Birkaç çalışma, dengeli protein ve karbonhidrat içeren substratlar üzerinde yetiştirilen larvalara kıyasla, protein bakımından düşük ve karbonhidrat bakımından zengin substratlarda yetişen Siyah Asker Sineği larvalarında daha yüksek lipid içeriği bildirdi.
Protein açısından zengin bazı yem stokları, protein oranını (Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinde), larva ağırlığını, biyolojik dönüşümü ve yem dönüşüm oranlarını iyileştirip geliştirme süresini azaltırken, substrattaki aminoasit profili larva aminoasit profilini büyük oranda etkilemez Ancak substratın lipid profili, Siyah Asker Sineği larvasının lipid profilini doğrudan etkiler.
Larva yetiştirme sıcaklığı gibi abiyotik faktörler de Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin profilini etkiler. Örneğin, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesindeki ham protein içeriği, yetiştirme sıcaklığı 28'den 34 ° C'ye çıkarıldığında azalmıştır. Benzer şekilde, işleme yöntemi de Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin kalitesini etkiler. Örneğin, haşlamaya kıyasla Siyah Asker Sineği prepupa'nın dondurarak yavaşça öldürülmesi tirozin tüketimi ile melanizasyon, enerjik metabolizma ve lipoliz dahil enzimatik reaksiyonları aktive eder, böylece Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin sindirilebilirliğini ve beslenme kalitesini (sistein ve lizin kaybı) olumsuz etkiler. Dahası, haşlamanın düşük lipid oksidasyonuna, nem içeriğinde azalmaya, renk stabilitesine ve böcek biyokütlesindeki mikroorganizmaları önemli ölçüde azaltmasına neden olduğu bulunmuştur. Benzer şekilde, mikro dalgalı kurutmanın, geleneksel kurutma (60 °C) ile karşılaştırmasında mikro dalga kurutmayla hazırlanan Siyah Asker Sineği larva proteinin önemli ölçüde daha yüksek Sindirilebilir Vazgeçilmez Amino Asit Skoruna (DIAAS) ve daha iyi sindirilebilirliğe sahip olduğu görülmüştür. Siyah Asker Sineği prepupasından yağın kısmen veya tamamen çıkarılmasından sonra, ham proteinde önemli bir artış ve Siyah Asker Sineği prepupa'daki brüt enerji içeriğindeki azalma bildirilmiştir.
Genel olarak, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinden türetilen protein iyi bir esansiyel ve esansiyel olmayan amino asit dengesine sahiptir. Metiyonin ve lisin dışında, Siyah Asker Sineği biyokütlesi hem esansiyel hem de esansiyel olmayan aminoasitlere sahiptir.
Kümes hayvanları ve domuz diyetlerinde genellikle amino asitleri sınırlayan metiyonin, lisin, triptofan, treonin, sistein ve valin gibi amino asitlerin konsantrasyonu soya fasulyesi küspesi ile karşılaştırılabilir düzeydedir. Ek olarak, Siyah Asker Sineği larvası, biyolojik olarak kullanılabilir arginininden zengindir ve bu, çoğunlukla bitkisel kaynaklı proteinlerde sınırlayıcı etkidedir.
Laurik (C12:0), palmitik (C16:0) ve oleik (C18:1) asitler, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinden türetilen yağda bulunan başlıca yağ asitleridir ve sırasıyla toplam yağ asitlerinin yaklaşık %32-60, %8-20 ve %5-12’sini oluşturur. Ayrıca, doymuş yağ asitleri toplam yağ asitlerinin yaklaşık %61–82'sini oluştururken, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitleri sırasıyla toplam yağ asitlerinin %9–19'una ve %4–26'sına katkıda bulunur. Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinde besin açısından önemli omega-3 ve omega-6 yağ asitleri bulunmasına rağmen, bu çoklu doymamış yağ asitlerinin konsantrasyonları balık unundan daha düşüktür. Bununla birlikte, daha önce de belirtildiği gibi, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesindeki yağ miktarı ve yağ asidi profili doğrudan Siyah Asker Sineği larvalarının beslendiği substratta bulunan yağ asitlerinin miktarı ve türü ile doğrudan ilişkili olduğundan, omega-3 ve omega-6 yağ asitleri gibi besin açısından önemli yağ asitleri Siyah Asker Sineği larvalarınına beslendiği substratın bileşimi değiştirilerek Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinde zenginleştirilebilir. Örneğin, çalışmalarda, mikroalg içeren diyetlerle beslenen Siyah Asker Sineği larvalarında, su mercimeği ve balık sakatatları ile zenginleştirilen substralarla bu yağ asitleri artırılabildiği gösterilmiştir. Siyah Asker Sineği biyokütlesinde bulunan mikro besinler de substrata bağlıdır. Genel olarak, Siyah Asker Sineği biyokütlesi kalsiyum (Ca) ve mangan (Mn) biriktirir, ancak sodyum (Na) veya sülfür (S) biriktirmez. Bu nedenle, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesindeki (kuru maddenin% 6'sına kadar, Ca (Siyah Asker Sineği larva biyokütlesindeki en bol mineral) içeriği, diğer böcekler ve balık unundan daha yüksektir. Siyah Asker Sineği larva bazlı hayvan yemi uygulamaları bazı yönleri ile önemli fırsatlar yaratırken bazı açılardan zorluklar içerir. Siyah Asker Sineği larvalarına verilen substratların kompozisyonunu manipüle ederek, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesini uygun aşamada (larva, prepupal, pupal) hasat ederek ve hasat edilen biyokütlenin işlenmesiyle Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin profilini uyarlama fırsatı verir. Ancak değişken organik atıkların arıtılması için Siyah Asker Sineği sistemi kullanıldığında ise, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin profilinde tutarlılığın korunması zor olabilir.
Hayvan / balık yemi olarak Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi
Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi, birkaç on yıldır protein açısından zengin alternatif bir yem olarak incelenmiştir. Çalışma sonuçları karışıktır. Kümes hayvanları, balık ve domuz yemi olarak Siyah Asker Sineği larva yeminin performansları aşağıda bölümler halinde incelenmiştir.
Tavuk
Araştırma sonuçları, Siyah Asker Sineği larva ununun diyete dahil edilmesi durumunda kümes hayvanı türüne (örn. Broyler veya yumurtacı), kümes hayvanı yetiştirme aşamasına (örn. Başlangıç, büyüme veya bitirme aşaması), besleme süresine, beslenme moduna (örn. , kafes beslemeli veya serbest menzilli) ve Siyah Asker Sineği larvalarının işlenme yöntemine göre çeşitlilik gösterir (örn. kurutulmuş veya taze, bütün, doğranmış, veya öğütülmüş, yağı alınmış veya yağsız). Genel olarak, diyet tercihi, temel besin maddelerinin görünür sindirilebilirliği, üreme performansı, ölüm oranı, karkas özellikleri ve lezzet açısından tedavi ve kontrol diyetleri arasında önemli bir fark gözlenmemiştir. Bir çalışmada çalışmalarda Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin yem içeriğinde %15 ‘e kadar kullanılmasında değişik performans kriterlerinde bir fark gözlenmemişken başka bir çalışmada, broyler tavuklarının diyetlerinde (Ross 308), kısmen yağdan arındırılmış Siyah Asker Sineği larva küspesi soya küspesi ikamesi olarak (% 15'e kadar) kullanıldığında karışık sonuçlar gözlemlenmiştir. Siyah Asker Sineği larva küspesi içeren bu diyet, başlangıç döneminde (1-10 gün) tavukların canlı ağırlığını ve günlük yem alımını iyileştirmiş, ancak hem büyüme (10-24 gün) hem de bitirme (24-35 gün) sırasında yemden yararlanma oranını olumsuz etkilemiştir. Etlik piliçlerde benzer şekilde, Siyah Asker Sineği larva yeminin diyetlerine dahil edilmesinin etkileri bazı çalışmalarda tutarsızdır . Genel olarak, soya küspesinin kısa bir süre (6 haftaya kadar) Siyah Asker Sineği larva küspesi ile ikamesi (% 100'e kadar) yumurtacı tavuklarının performansı (örn. Vücut ağırlığı, yem alımı, yem dönüştürme oranı, yumurtlama yüzdesi ve yumurta kalitesi) etkilememiştir. Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği larva küspesini veya larvalarını daha uzun bir süre (12 haftadan fazla) soya fasulyesi küspesi ikamesi olarak beslemek performansı olumsuz yönde etkilemiştir. Siyah Asker Sineği larva küspesi ile beslenen tavukların düşük performansı, Maillard reaksiyonu nedeniyle ısıya duyarlı amino asitlerin (yani lizin, arginin, treonin) kullanılabilirliğinin azalmasına atfedilmiştir, çünkü Siyah Asker Sineği larvaları 90 ° C'de 60 dakika kurutulmuştur. Ayrıca öğütme Siyah Asker Sineği larva küspesinde kitin varlığına bağlı olarak daha düşük protein sindirilebilirliği) veya muhtemelen Siyah Asker Sineği larva küspesinin soya fasulyesi küspesine göre daha koyu rengine bağlı olarak yem alımını düşürmüş olabilir. Siyah Asker Sineği larva yeminin kararması, Siyah Asker Sineği larvalarının öğütülmesi sonrasında üzerine demir-polifenol komplekslerinin oluşmasından kaynaklanmaktadır. Farklı çalışmalarda gözlemlenen karışık sonuçlar, kısmen kullanılan Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin besin kalitesindeki farklılıklara bağlı olabilir. Ek olarak, kümes hayvanlarının besin gereksinimi büyüme aşamasına ve kümes hayvanı türüne göre de değiştiğinden, bu tür bir değişiklik aynı zamanda Siyah Asker Sineği larva yeminin kanatlı yemi olarak performansındaki tutarsızlığa da katkıda bulunmuş olabilir. Kümes hayvanlarıyla yapılan tüm çalışmalarda gruplar izoenerjik ve izoproteik / izonitrojen olmadığından, farklı yemlemelerin sonuçları arasındaki tutarsızlıklar kısmen deneylerdeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Genel olarak araştırmalar, Siyah Asker Sineği larva öğününün, ürünün performansını ve kalitesini iyileştirmese de olumsuz yönde etkilemeden kümes hayvanı diyetlerinde soya fasulyesinin önemli bir bölümünü ikame edebileceğini göstermiştir.
Balık
Siyah Asker Sineği larva küspesi, yaklaşık kırk yıldır farklı balık türleri için test edilmiştir. Balık türlerinin diyetlerinde balık ve soya fasulyesi küspesinin yerine Siyah Asker Sineği larva küspesinin dahil edilmesinin farklı yönlerini (besin sindirilebilirliği, büyüme performansı ve et kalitesi dahil) çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Araştırmalar, Siyah Asker Sineği larva öğününün gökkuşağı alabalığının diyetlerinde% 50'ye kadar balık unu öğününün yerine geçebileceğini, sağkalımı, büyüme performansını, kondisyon faktörünü (vücut ağırlığı / vücut uzunluğu oranı), somatik indeksleri, verimi ve fiziksel kalitesini etkilemediği gösterilmiştir. Daha da önemlisi, balıkla beslenen kontrol diyetlerine kıyasla, bağışıklığa, yem sindirilebilirliğine, fizyolojik fonksiyona ve balıkların refahına katkıda bulunabilen Siyah Asker Sineği larva küspesi içeren diyetlerin balık bağırsağında daha yüksek mikrobiyal çeşitlilik gözlenmiştir. Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği larva küspesinin daha yüksek bir oranda dahil etme (yani, küspenin % 50 bin üzerinde ikame edilmesi), doymuş yağ asitlerini, özellikle laurik asidi arttırmış ve tekli ve çoklu doymamış (omega-3 ve omega-6) yağ asitleri içeriğini düşürmüştür. Bu durum lipit sağlık göstergelerini kötüleştirmektedir. Test edilen diyetler izoproteik ve izolipidik olmadığı için bu farklılıklar diyet formülasyonundan kaynaklanmış olabilir. Benzer şekilde, tatlı su ve deniz Atlantik somonunun diyetlerinde balık ve / veya soya fasulyesi küspesinin yerine Siyah Asker Sineği larva küspesinin kullanılması yem alımı, yem dönüşüm oranı veya protein, lipit, amino asitler ve minerallerin tüm vücut içeriği üzerindeki etkileri önemsiz bulunmuştur. Siyah Asker Sineği larva unu içeren diyetlerle beslenen gökkuşağı alabalığı ve Atlantic somonunun büyümesinde bir fark olmaması, ilgili balıkların beslenme gereksinimlerini karşılamak için Siyah Asker Sineği larva unu içeren diyetlerde metiyonin ve lizinin harici AA takviyesinden kaynaklanıyor olabilir. Balık türleri, amino asit gereksinimleri açısından farklılıklar gösterir ve Siyah Asker Sineği larva bazlı diyette düşük seviyelerde lizin olmasına rağmen, temel amino asitlerin takviyesi olmaksızın farklı oranlarda balık unu ikamesini tolere etme olasılıkları yüksektir. Avrupa levreğinin büyüme performansı, aminoasit takviyesi olmaksızın Siyah Asker Sineği larva küspesi (dahil etme oranı % 19,5) ile değiştirildiğinde etkilenmemiştir. Çalışmalar, Siyah Asker Sineği larva ununun, ürün kalitesi (kesim kalitesi) üzerindeki etkilerine ilişkin sonuçlar balık tipine, dahil etme seviyesine, Siyah Asker Sineği larva öğün tipine (zenginleştirilmiş ve zenginleştirilmemiş) ve amino asitlerin takviyesine bağlı olarak karışıktır. Örneğin,% 20 veya % 0 Siyah Asker Sineği larva küspesi içeren balıkla beslenen diyetlere kıyasla, % 40 Siyah Asker Sineği larva yemeği içeren gökkuşağı alabalığı ile beslenen diyetin dorsal flakonlarında kuru madde ve eter ekstresi içeriklerinin arttığı bulunmuştur. Bununla birlikte, diğer çalışmalar sazan ve Atlantik somonunun tüm vücut kompozisyonu üzerinde Siyah Asker Sineği larva öğününün diyete dahil edilmesinin önemli bir etkisi olmadığını gözlemlemiştir. Bununla birlikte, çalışmalar Siyah Asker Sineği larva unu içeren diyetle beslenen balıkların yağ asidi profili üzerindeki etkileri olduğu bildirilmiştir. Yağ asidi profilindeki bu tür bir varyasyonun duyarlılık özelliklerini etkilemesi muhtemeldir (balık ürünlerinin aroması ve kokusu). Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği larva öğününün balık ürünlerinin duyusal parametreleri üzerindeki diyet etkilerine ilişkin bulgular da tutarsızdır. Siyah Asker Sineği larva öğününün (%40'a kadar), ürünlerin performansını ve kalitesini önemli ölçüde etkilemeden, farklı balık türlerinin diyetlerine bir balık unu ikamesi olarak başarılı bir şekilde dahil edildiği bildirilmiş, böylece Siyah Asker Sineği öğününün farklı balık türleri için alternatif protein kaynağı olma potansiyeli vurgulanmıştır. Bununla birlikte, daha yüksek kitin içeriği (besinlerin sindirilebilirliğini olumsuz etkiler) ve sınırlayıcı amino asitler (özellikle metiyonin ve lisin) ve yağ asitleri (özellikle omega-3 veomega-6 yağ asitleri) arasında uygun denge eksikliği, balık diyetine Siyah Asker Sineği larva ununun daha fazla dahil edilmesinde sorun yaratabilir. İşlenmeden önce böcek biyokütlesinden kitini, chitin sindiren enzimler (kitinazlar) kullanarak çıkarmak, daha yüksek oranda Siyah Asker Sineği larva unu içeren balık yeminin sindirilebilirliğini artırabilir. Ek olarak, Siyah Asker Sineği larvalarının beslenme balık ve/veya yosun işleme atıkları kullanıp substratlarını zenginleştirerek, özellikle amino asitler (örn., Metionine ve lizin) ve yağ asitleri (örn., Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri) içeriklerinin sınırlandırılması ile ilgili olan sorunu aşabilir ve bazı balık türleri için diyetlere daha yüksek Siyah Asker Sineği larva küspesi dahil edilmesine izin verebilir.
Siyah asker Sineği Larva biyokütlesinin hayvan yemi olarak besin değeri
Siyah Asker Sineği larva küspesi, besin değerinin yanı sıra kitin, orta zincirli yağ asitleri (C6-12) ve antimikrobiyal peptitler gibi biyoaktif bileşikler bakımından zengindir. Yakın zamanda yapılan bir çalışma, Siyah Asker Sineği larvalarından, memeli makrofajlarının doğuştan gelen bağışıklığını aktive edebilen yeni bir polisakkarit(dipteroz-Siyah Asker Sineği) tanımladı. Bu nedenle, Siyah Asker Sineği larva diyetinde bulunan kiitin ve kitin türevleri, laurik asit, antimikrobiyal peptidler ve yeni polisakkaridin olası antimikrobiyal ve prebiyotik etkileri, Siyah Asker Sineği larva ununun; hayvan beslenmesinde geleneksel protein ve enerji kaynaklarına bir alternatif değil, aynı zamanda - antibiyotik ve prebiyotik niteliği sayesinde, monogastrik diyetlerine değer katan bir özellik taşıdığını göstermektedir. Ek olarak, Siyah Asker Sineği larva ununun dahil edilmesi yemlerin raf ömrünü daha da artırabilir.
Kitin
Kitin ve kitosan, doğuştan gelen bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkilerinin yanısıra (Lee ve diğerleri, 2008), antimikrobiyal özelliği ve zararlı gram-negatif bakteriler üzerinde bakteriyostatik niteliği ve yararlı mikropların büyümesi üzerinde pozitif etkileri olan bir özelliğe sahiptir. Kuru madde bazında% 6-7 kitin içeren Siyah Asker Sineği larva küspesi, kitin ve kitosan kaynağı olarak veya bağışıklık sistemi üzerindeki prebiyotik veya uyarıcı etkileri yönünden kapsamlı bir şekilde çalışılmamış olmasına rağmen, piliçlerin ve balıkların diyetlerinde kitin takviyesi olumlu etkiler göstermiştir. (örneğin, patojenlerin inhibisyonu ve yararlı bağırsak mikrobiyotasının güçlendirilmesi). Örneğin, Siyah Asker Sineği larva küspesi içeren diyetle beslenen alabalık mikrobiyotasında, iyi bilinen probiyotiklerin, (Carnobacterium spp. gibi) daha fazla görülme sıklığı Siyah Asker Sineği larva diyetinde fermente olabilen kitin varlığına bağlanmıştır. Kitin ayrıca, gökkuşağı alabalığının ince bağırsağındaki prolin ve hidroksiprolin hidrolizi ve emiliminden sorumlu bir enzim olan prolidaz aktivitesi üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca, tavukların midesinde ve bağırsağında bulunan asidik kitinaz, kitini kitin-oligosakkaritlere indirgeme yeteneğine sahiptir. Siyah Asker Sineği larva küspesi içeren diyetin yumurtacı tavuklara verilmesi, bağırsak mikrobiyota bileşimini önemli ölçüde değiştirmiştir (potansiyel kitin parçalayıcı popülasyonunda artış) ve kısa zincirli yağ asidi üretimini artırarak, Siyah Asker Sineği ununun potansiyel bir prebiyotik etkisin olduğunu düşündürmüştür. Bu özellikleri nedeniyle, kitin açısından zengin Siyah Asker Sineği larva ununun hayvan yemine dahil edilmesi, yemin raf ömrünü artırabilir ve hayvan üretiminde antibiyotik ve prebiyotiklerin kullanımını azaltabilir. Ek olarak, balıklar, kuşlar ve normal hayvanlar kitin sentezleyemediğinden, bu hayvanların diyetlerine Siyah Asker Sineği larva biyokütlesini (bir kitin kaynağı olarak) dahil etmek potansiyel olarak bağışıklık sistemlerini uyarabilir.
Laurik asit
Daha önce belirtildiği gibi, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi orta zincirli yağ asitleri, özellikle laurik asit (toplam yağ asitlerinin %30-60'ı) bakımından zengindir. Yaygın olarak kullanılan anti-mikrobik maddeler gibi orta zincirli yağ asitleri, Mikobakterium smegmatis dahil çok çeşitli patojenler üzerinde antimikrobiyal etkilere sahiptir. (Chlamydia trachomatis, Listeria monocytogenes, Staphylococcus aureus, Neisseriagonorrhoeae ve Helicobacter pylori gibi). Dahası, Siyah Asker Sineği prepupalarından elde edilen yağın laktobasil ve D-streptokoklara karşı önemli antimikrobiyal etkileri vardır. Daha da önemlisi, antimikrobiyal ajanlar olarak bu yağ asitlerinin ne bir insan veya hayvan toksisitesi vardır ne de kalıntılar ve çapraz direnç indüksiyonu sorununa neden olurlar. Bu nedenle, orta zincirli yağ asitleri, özellikle lauric asit, sadece hayvan diyetlerindeki geleneksel protein ve enerji kaynağına değil, aynı zamanda büyümeyi teşvik etmek ve gastrointestinal hastalıkları önlemek ve iyileştirmek için kullanılan besleyici antibiyotiklere de değerli bir alternatif oluşturabilir.
Antimikrobiyal peptitler
Böcekler, bakteriyel direnç riskinin düşük olduğu, çeşitli bakteri türlerine karşı etkisi olan antimikrobiyal peptitler üretirler. Siyah Asker Sineği genomu, herhangi bir böcekte saptanan en büyük antimikrobiyal peptid ailesi olan 50 antimikrobiyal peptidi kodlar. Ayrıca, Siyah Asker Sineği larvalarından türetilen antimikrobiyal peptidlerin gram negatif bakteriler ve gram-pozitif bakteriler üzerinde güçlü etkileri olduğu bildirilmiştir. Siyah Asker Sineği biyokütlesinde bulunan antimikrobiyal peptitlerin farklı hayvanların ve / veya patojenik ajanların performansı üzerindeki etkileri iyi araştırılmamış olsa da, böcek küspesi içeren diyetle beslenen sütten kesilmiş domuz yavrularında ishal vakalarının azalması böcek yeminde bulunan antimikrobiyal peptidlere bağlanmıştır. Antibiyotiklere dirençli bakteri ve genlerin artmasıyla ilgili artan küresel endişeyle birlikte, böcek biyokütlesinde bulunan antimikrobiyal peptidler, özellikle mantar ve virüslere potansiyel olarak etki edebilecek kadar büyük potansiyel taşır.
Siyah Asker Sineği Larva biyokütlesinin mikrobiyal ve kimyasal güvenliği
Organik atıklar genellikle çeşitli mikroorganizmalar ve farmasötik maddeler (insan dışkısı ve hayvan gübreleri), böcek ilaçları (meyve ve sebze atıkları), mikotoksinler (uygun olmayan şekilde depolanmış tahıl ve bira fabrikası yan ürünleri) ağır metaller ve dioksinler, poliklorlu bifeniller ve poliaromatik hidrokarbonlar (belediye katı atıklarının organik fraksiyonundan) dahil olmak üzere diğer toksinler ile kirlenmiştir.. Bu nedenle, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesindeki mikrobiyal ve kimyasal kirleticilerin varlığı, özellikle bu tür kirleticiler içeren organik atıklar Siyah Asker Sineği larvalarının yetiştirildiği substrat olarak kullanılıyorsa, yem güvenliğini sağlamak için yakından izlenmelidir. Besin bileşimi konusunda yapılan araştırmalar ile karşılaştırıldığında, Siyah Asker Sineği larvalarının organik atıkların hayvan yemine biyolojik olarak dönüştürülmesine yönelik kullanımıyla ilişkili risk iyi çalışılmamıştır, insan dışkısı ve hayvan gübresi gibi organik atıklarda Salmonella spp. ve Bacillus cereus gibi gıda patojenlerinin her ikisi de Siyah Asker Sineği larva biyokütle kalıntılarında bulunur. Ayrıca, atığın Siyah Asker Sineği larvaları ile muamele edilmesinin, Eimeria tenella, E. gibi parazitlerin ookistleri veya yumurtaları üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır. Bu nedenle,, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesini hayvan yemi olarak ve rezidü gübre olarak özellikle gıda bitkileri yetiştirmek için uygulandığında kullanmadan önce uygun bir ön işlem gereklidir. Böceklerin bağırsak mikrobiyotası, ısıtma gibi hafif muamelelere oldukça dirençlidir (ağır sterilizasyon işlemleri, besin kalitesini olumsuz etkileyecektir.). Haşlama yoluyla Siyah Asker Sineği larvalarını veya prepuları öldürmek, yalnızca Siyah Asker Sineği larva biyokütlesindeki mikrobiyal yükü azaltmakla kalmayıp aynı zamanda hızlı ve daha az maliyetli olduğu, lipid oksidasyonunu azalttığı, renk stabilitesini artırdığı ve koku ve tadı etkilemediği için iyi bir seçenektir. Ek olarak, larva bağırsağındaki çekirdek mikrobiyotada farklılıklar bildirdiği için, substratın hem besleyici hem de mikrobiyal bileşiminin larva bağırsağını da etkilemesi beklenmelidir. Böylece, Siyah Asker Sineği larvalarının bağırsak mikrobiyotası diyet takviyesi yoluyla pozitif olarak değiştirilebilir. Ağır metallerin, pestisitlerin ve ilaçların olası biyolojik birikimi, Siyah Asker Sineği larvalarını bu tür kimyasallarla kirlenmiş çeşitli organik atıklar üzerinde yetiştirirken ciddi bir endişe kaynağıdır. Örneğin, Siyah Asker Sineği larvaları ağır metallerle spike edilmiş deneysel substrat üzerinde yetiştirildiğinde, Cd ve Pb, Siyah Asker Sineği biyokütlesinde biyolojik olarak birikir ve hayvan yemi için yasal eşikleri aşar. Krom (Cr), nikel (Ni), Arsenik(As), çinko(Zn) ve civa (Hg) için biyoakümülasyon gözlenmemiştir. Benzer şekilde, mikotoksinlerin (aflatoksinler B1 / B2 / G2, deoksinivalenol, okratoksin A, zearalenon) biyoakümülasyonu yoktur. Pestisitler ve farmasötikler (karbamazepin, roksitromisin, trimetoprim) Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinde gözlemlenmiş, artık substratta pestisitlerin ve farmasötiklerin konsantrasyonu azalmıştır, bu da Siyah Asker Sineği larvaları ile ilişkili mikroorganizmaların bu bileşiklerin degradasyonuna atfedilmiştir. Bu nedenle, mikotoksin gibi bileşiklerle kontamine olan mahsuller, Siyah Asker Sineği larvaları kullanılarak biyo-sanitize edilebilir; bu durum, mikotoksin konsantrasyonu, hayvan yemi uygulaması için sınır elegalsetil düzeylerini aştığında yok edilmesi gereken değerli mahsuller için bir çıkış noktası sağlar. Hayvan yemi uygulaması için Siyah Asker Sineği larvalarını ağır metaller, özellikle Cd, Pb bakımından zengin organik atıklar üzerinde yetiştirirken, ürün güvenliğini sağlamak için bir seçenek, bu tür organik atıkların, ağır metal içeriği oldukça düşük olan hammaddelerle karıştırılması olacaktır. Ek olarak, Siyah Asker Sineği teknolojisi, Siyah Asker Sineği biyokütlesi, Siyah Asker Sineği proteini ve yağın besleme amacıyla uygulanmasını engelleyen bu tür ağır metallerle yüksek derecede kirlenmiş organik atıkların arıtılması için kullanıldığında, biyoplastik, biyodizel ve biyobazlı yağlayıcı üretimi dahil olmak üzere diğer uygulamalar için yararlanılabilir.
Organik atıkların siyah asker biyokütlesine biyolojik olarak dönüştürülmesinin çevresel yönleri
Son zamanlarda, organik atıkların Siyah Asker Sineği larva biyokütlesine biyolojik olarak dönüştürülmesinin çevresel etkilerine odaklanan önemli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaların çoğu, küçük ölçekli biyodönüşüm tesislerinden alınan verilere dayanmaktayken yalnızca birkaçı büyük ölçekli tesislerden alınan verilerle gerçekleştirilmiştir. Organik atıkların Siyah Asker Sineği larva biyokütlesine biyolojik olarak dönüştürülmesinin çevresel etkisi, farklı üretim ölçeklerinde (küçük ölçekli veya pilot ölçekli çalışmalardan elde edilen veriler) ve yaşam döngüsü değerlendirmesi modlarında tutarlı değildir. Bununla birlikte, çalışmalar arasında çevresel etkinin büyük ölçüde Siyah Asker Sineği larvalarının yetiştirilmesinde kullanılan organik atık türlerine bağlı olduğu konusunda fikir birliği vardır. Genel olarak, Siyah Asker Sineği larvaları hayvan gübresi ve gıda atıkları üzerinde yetiştirmek yerine, hali hazırda gıda veya yem uygulamaları için yararlanılmakta olan organik atıkları Siyah Asker Sineği larvaları büyütmek için kullanıldığında (Örneğin, gıda veya yem değeri olan organik atıklar soya küspesi ve balık küspesi gibi), Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin çevresel etkileri (örn., Küresel ısınma potansiyeli, arazi kullanımı ve enerji kullanımı) daha yüksektir. Küresel ısınma potansiyeli yanısıra, Siyah Asker Sineği larvalarının hayvan gübresi ve gıda atıklarında yetiştirilmesinin çevresel etkileri, balık küspesi ve soya küspesi ile karşılaştırıldığında daha düşüktür. Ancak mevcut besleme güvenliği yönetmelikleri, çiftlik böceklerinin (Avrupa Birliği tarafından tanımlanan Siyah Asker Sineğini de içerir) Avrupa Birliği'ndeki gıda ve yem uygulamaları için hayvan gübresi ve yemek atıkları gibi organik atıklarla beslenmesini yasaklamaktadır (European Commission, 2001, 2017; IPIFF, 2019). Ek olarak, çalışmalar, larvaların işlenmesi için enerji girdisinin, özellikle de Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin kurutulmasının, Siyah Asker Sineği üretiminin çevresel olumsuz etkilerine en büyük katkıyı sağladığını göstermiştir. Bu nedenle, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesini işleme verimliliğindeki gelişmeler, (ki bu büyük olasılıkla teknolojinin yükseltilmesiyle olur çünkü Life Cycle Assesment için verilerin çoğu küçük ölçekli çalışmalardan veya güneş kurutucu ve fotovoltaik gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımından elde edilmiştir) Siyah Asker Sineği biyokütle üretiminin çevresel etkilerinin daha da iyileşmesi ni sağlaması muhtemeldir. Ek olarak, hem gıda hem de yem uygulamaları için doğal su kaynaklarının aşırı kullanımı, biyoçeşitlilik kaybı da dahil olmak üzere önemli çevresel sorunlara neden olur. Böylelikle Siyah Asker Sineği larva küspesi, alan, su ve enerji kullanımı açısından balık küspesi ile karşılaştırıldığında çevresel ve ekolojik etkiler açısından çok daha iyi performans gösterir. Hayvan gübresi ile beslendiğinde çevresel etki balık ve soya ununa göre çok daha düşüktür ancak regülasyonlar buna izin vermemektedir. Ayrıca, çevresel etki analizleri, organik mikro kirleticilerin Siyah Asker Sineği biyokütlesi tarafından biyolojik ıslahını da hesaba katmalıdır. Ayrıca, araştırmalar, organik atıkların (örneğin ayrılmış mutfak atıkları) Siyah Asker Sineği larva biyokütlesine biyolojik olarak dönüştürülmesinin, kompostlamaya göre daha düşük doğrudan GHG (GreenHouseGase)emisyonlarına sahip olduğunu göstermiştir(Mertenat vd., 2019). Bu nedenle, çeşitli organik atıklardan kaynakların geri kazanılması için Siyah Asker Sineği tarımı ile kompostlama, atıkların hayvanlara doğrudan verilmesi ve anaerobik sindirim gibi organik atıkların arıtılması için halihazırda benimsenen teknolojileri karşılaştırmak için Life Cycle Assesment'lar ve tekno-ekonomik analiz (TEA) de yapılmalıdır.
Organik atıkların siyah asker biyokütlesine biyolojik olarak dönüştürülmesinin ekonomisi
Şu anda, organik atıkların hayvan yemi uygulaması için Siyah Asker Sineği larva biyokütlesine biyolojik olarak dönüştürülmesinin ekonomisine ilişkin çalışmalar sınırlıdır. Ayrıca, Agriprotein (Güney Afrika), EnviroFlight (ABD) gibi birçok özel şirket, Bioflytech (İspanya), Enterra FeedCorporation (Kanada), Entobel (Vietnam), Entofood (Malezya), Entomo Farm (Fransa), Hexa fly (İrlanda), F4F (Şili), HermetiaGmbH (Almanya), InnovaFeed (Fransa) ve Protix ( Nether-lands) Siyah Asker Sineği larva üretim işinde yer almaktadır, operasyonel süreçleri ve mali yönleri (örneğin, maliyetler ve faydalar) hakkında bilgiler muhtemelen rekabet avantajlarını korumak için kamuya açıklanmamaktadır. Siyah Asker Sineği teknolojisinin ekonomik performansı amaca göre önemli ölçüde değişir. Aynı şekilde operasyon, kullanılan substratlar, üretim ölçeği ve ürünlerin kullanım amacı önemlidir. Hayvan yemi için Siyah Asker Sineği larva biyokütle üretiminin ekonomik performansı üzerine yapılan bazı çalışmalar, mevcut teknolojinin kullanımının (çoğunlukla yalnızca yoğun emek gerektiren değil, aynı zamanda önemli miktarda alana ihtiyaç gösteren düz tepsi sistemi kullanılarak yapılan toplu modda çalıştırılması) gelenekselden daha yüksek bir maliyete sahip olduğunu göstermiştir. Örneğin, 53.6 ton yaş gıda atığını günde 3.64 ton kurutulmuş prepupaya ve 6.35 ton kuru gübreye dönüştüren bir tesis için, tek başına operasyon günlük 5.850 $ (5.282 €) tutarındadır (yani yaklaşık 1.600 $ (1.451 €) /ton kurutulmuş prepupae maliyeti). Ancak, genel bir kural olarak, organik atığın Siyah Asker Sineği larva biyokütle dönüştürme tesisinin operasyonu için, bir ton Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi başına üretim maliyeti 907 $ 'ı (1.000 $ /metrik ton Siyah Asker Sineği biyokütlesi) aşmamalıdır. Küçük ölçekli üretime dayalı analiz, emeğin toplam işletme maliyetinin %30-65'ini ve atık edinim maliyeti eklendiğinde bu iki kalemin Siyah Asker Sineği larvalarından türetilen hayvan yemi üretiminin toplam maliyetinin yaklaşık %90'ını oluşturduğunu göstermiştir. Bununla birlikte, hayvan gübresi, gıda atıkları ve lağım çamuru gibi atıklar negatif değerlere sahiptir, çünkü bu tür atıkların üreticileri deşarj ücreti ödemek zorundadır. Ek olarak, ulusal ve / veya yerel yönetimler, atık oluşumunu en aza indirmek ve / veya atıkları uygun şekilde yönetmek için teşvikler (ölçek dahil) sağlayabilir. Bu nedenle, Siyah Asker Sineği larva tabanlı hayvan yemi üretiminin ekonomisindeki önemli iyileştirmeler, muhtemelen makineleşme ve süreç kontrolü, üretim sistemlerinin ölçeklendirilmesi ve teşvik temelli hükümet politikaları ile negatif değerli atıklar kullanılarak yerinde Siyah Asker Sineği larva biyokütlesi üretiminden sağlanacaktır. Örneğin, böcek fabrikalarının iş planlarının modellenmesi ve doğrulanması, biyo-dönüşüm tesisinin karlı olabilmesi için günde yaklaşık 110 ton (100 metrik ton) organik atığı 7,72 ton (7 metrik ton) Siyah Asker Sineği kuru larva biyokütlesine dönüştüren bir işleme ölçeğine ulaşması gerektiğini önermektedir.. Bununla birlikte, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin üretimi için hala kullanılmayan organik kaynaklardan yararlanılması böcek bazlı besleme endüstrisinin daha fazla geliştirilmesi için kritik olacaktır. Ayrıca, Siyah Asker Sineği larva küspesi, antimikrobiyal ve prebiyotik özelliklere sahip olduğu bildirilen laurik asit, kitin ve antimikrobiyal peptitler bakımından zengindir. Böylelikle, Siyah Asker Sineği larva küspesi, antibiyotik, prebiyotik ve organik ürün olarak sertifikalandırılmamış geleneksel yemlerin kullanımını başarılı bir şekilde ikame ederse, hayvan ve hayvan ürünleri organik ürün olarak sertifikalandırılabilir ve yüksek bir fiyata satılabilir ve böylelikle hayvan ve balık yemi olarak Siyah Asker Sineği larva yeminin ekonomisini destekleyebilir.
Daha az araştırılan bir yön, Siyah Asker Sineği larva larvalarının entomo-iyileştirmede kullanılmasıdır; bu, Cd ve Zn gibi metallerin geri kazanılması olasılığını vurgulamaktadır. Siyah Asker Sineği larva kullanarak çevreden gelen dışkı çamurunun biyoremediasyonu da önerilmiştir. Ayrıca mikotoksinle kirlenmiş tahıllardan böcekler kullanılarak yararlanılması önerilmiştir. Bu nedenle, gelecekte Siyah Asker Sineği teknolojisi, ağır metallerin, pestisitlerin ve farmasötikallerin biyo-iyileştirilmesinde ve mikotoksinlerle kontamine tahılların biyosanitleştirilmesinde daha geniş uygulama alanları bulabilir. Ayrıca Zhan ve ark. (2020), gen manipülasyonunun, uzatılmış besleme süresi gibi gelişmiş özelliklere sahip mutant Siyah Asker Sineği şujları oluşturabileceğini ve bunun sonucunda da Siyah Asker Sineği biyokütlesinin boyutunun artmasıyla sonuçlanabileceğini öne sürmüştür. Dahası, son zamanlarda yapılan bir çalışma, Siyah Asker Sineği larvasında yağ birikimini yöneten hayati genler ve düzenleyiciler hakkında bilgi sağlanmıştır ve böylelikle yem ve yakıt uygulamaları için Siyah Asker Sineği larva yağ üretimini manipüle etmek için genetik mühendisliği yaklaşımlarını kullanma potansiyeline işaret etmektedir. Islah teknolojisinde, Siyah Asker Sineği larva biyokütlesinin hem biyo-versiyon etkinliğini hem de beslenme özelliklerini iyileştirmede Siyah Asker Sineği genetiğinden yararlanma olasılığı da vardır (örneğin, daha yüksek sınırlayıcı esansiyel amino asitler ve çoklu doymuş yağ asitleri içeriği). Endüstriler, Siyah Asker Sineği suşlarını geliştirme olasılığını araştırmak için hayvan yetiştirme enstitüleriyle işbirliği yapıyorlar. Bir seçenek de, belirli atık akışı türlerini işleyebilecek türlerin seçilmesidir. Diğer bir seçenek de dünya çapında mevcut olan suşlardan yararlanmaktır. Polimorfik nükleer genetik belirteçlere dayalı Siyah Asker Sineğinin küresel popülasyonunun genetik araştırması, üç substrat üzerinde yetiştirilen genetik olarak farklı dört suşu karşılaştırmıştır. Hem suşlar hem de substrat, tüm yaşam öyküsü özellikleri ve vücut kompozisyonu özellikleri üzerinde oldukça önemli farklar göstermiştir. Sonuçlar, Siyah Asker Sineği üretiminin verimliliğinin ve sürdürülebilirliğinin, Siyah Asker Sineği genetiği ve substrat ile etkileşim dikkate alınarak önemli ölçüde artırılabileceğini ima etmektedir. Siyah Asker Sineği ile ilgili yayınlardaki üssel artış gözlenmektedir; Önceki 70 yılda (1946-2016) yayınlanan 137 makale ile karşılaştırıldığında son üç yılda (2017–2019) 384 dergi makalesi yayınlandı (Web of Science'a 18 Ocak 2020'de başvuruldu). Bu akademik ilgi, bu böceğin biyo-dönüşümdeki öneminin bir işaretidir. Siyah Asker Sineği endüstrisi, çeşitli organik atıklardan bu kaynakların geri kazanılması için kullanılan muhtemelen en umut verici teknolojilerin başında yer almaktadır. Çalışmalar çoğunlukla dönüşüm verimliliğini artırmaya ve teknolojinin ölçeğini büyütmeye odaklanmıştır; bununla birlikte, Siyah Asker Sineği teknolojisinin ekonomik ve çevresel performansını değerlendirmek için daha fazla veriye ihtiyaç vardır.


Bu yazı tarafımdan aşağıda makaleden çevrilmeye çalışılmıştır. Aslına sadık kalarak çevirdiğimi düşünmekle beraber metni kullanmak isteyenlerin orjinalinden yararlanmalarını öneririm.
Rethinking organic wastes bioconversion: Evaluating the potential of the black soldier fly (Hermetia illucens (L.)) (Diptera: Stratiomyidae) (BSF)
K C Surendra 1, Jeffery K Tomberlin 2, Arnold van Huis 3, Jonathan A Cammack 2, Lars-Henrik L Heckmann 4, Samir Kumar Khanal 5