11 Ocak 2026 Pazar

Genel Bir Değerlendirme


Son günlerde sık karşılaştığım bazı soruları genel bir ihtiyaç olduğunu varsayarak bir değerlendirme altında cevaplamak istiyorum.

Bu teknolojiyi öğrenmek, küçük bir işletme kurmak, kendine yeterli tarımsal bir üretim modelinin parçası olarak yetiştiricilik yapmak,  ya da sadece bir hevesin tatmini olsun doğru bir başlangıç yapmalısınız. Sadece Bsf yetiştiriciliğini deneyimlemek bir akvaryum kurmaya benzemediği için yüksek maliyetli ve yıkıcı bir maceraya dönüşebilir gerçekten. Bu canlı ile ilk kez tanışacaklar için az bir miktar larva ya da yumurta edinip bir kaç kasada besleme yapmalarını ama bunu yaparken büyüttükleri larvaları ne yapacaklarına da baştan karar vermiş olmalarını tavsiye ederim. Çöpe atmak iyi bir çözüm olmaz, şikayet konusu edilebilir. Bu nedenle her türlü deneme ölçeğinde üretilen larvaları nasıl değerlendireceğinize mutlaka öncesinde karar vermelisiniz.

Teorik alt yapının tamamlandığını varsayarak başlangıç ölçeği olarak bir tül ve karanlık odadan oluşan basit bir kurulum tercih edilmeli, bol güneş alan ısıtma ve soğutma sorunu olmayan, çevreden şikayet konusu edilmeyecek bir yerde başlanmalıdır.10 metrekarelik bir alan yeterli olacaktır.  Tül ve karanlık odaların ölçülerine, daha önceki yazılarımda değinmiştim. Her biri 0.8 m3 civarında bir hacimde ışık geçirmez vasıfta bir kumaştan dikilmiş karanlık oda ve mayo filesi kumaşından bir kafes diktirilmelidir. Bu iki ortamın birbiriyle olan ilişkisi internetteki videolarımdan görülebilir. 10 civarı 60x40x12 ve 40x30x12 iki farklı boyutta plastik kasalar edinilmeli küçük olanlar büyük olanın içine yerleştirilerek larvalar küçük olanın içinde beslenmelidir(larvaların kaçma sorunu). İlk denemenizde larvalar pupa aşamasına kadar etlik toz civciv yemi ile beslenmeli ve tamamı damızlık olarak kullanılmalıdır. Larvalar prepupa aşamasına geldiğinde karanlık odaya yerleştirilmelidir. Atraktan, yumurta yatağı, oda nemi çok kritik ayrıntılar olmayıp internetteki videolardan bulduğunuz herhangi bir çözüme karar verebilirsiniz. Ortam ısısı önemli ve 28 dereceye ulaşabilmelidir. Bu aşamaya kadar size elimden gelen desteği zaten veririm ama bu aşamadan sonra kendi deneyiminizi kendiniz oluşturmak durumundasınız. Bu tavrımın nedeni paylaşma konusunda kıskançlığım ya da kibrim değil başarma duygusunu yaşamanız, araştırma alışkanlığınızı pekiştirmeniz ve yaratıcılığınıza fırsat tanımak içindir. Daha fazlasına zamanımın olmamasını da ekleyeyim.

Yaşayacağınız bu eşsiz deneyim için harcayacağınız kaynağa da acımayın. Hayallerinizi, hedeflerinizi ve beklentilerinizi bu deneyimin sonrasına saklayın. 

Hayatını bu işten kazanmayı bırakın, üretim maliyetlerini karşılayacak bir ekonomik değer üretme beklentisinin bile yaratacağı baskı,  başarının önündeki en büyük engel olacaktır.  Pek çok araştırmacı, her kesimden girişimci adayları ile  görüşmelerimde beklentilerin gerçekçi olmadığını fark ettim. Borçlanarak ya da elde avuçta ne varsa bu alana yatırarak ilerlemek rasyonel bir tercih olmayacaktır. Hayat, böcek yetiştiriciliğinin gıda endüstrisinin çok önemli bir parçası haline geleceği bir geleceğe doğru ilerliyor. Mevcut sınanmış yöntemlerin üzerine bireysel yaratıcılığa da ihtiyaç duyulan, bu nedenle de insanın kendini gerçekleştirebileceği bir alan. Yetiştiriciliğin yanında gıda güvenliği, kurutma, yağ ve kitin ekstraksiyonu, kokusuzlaştırma  gibi işleme süreçleri son derece büyük öneme sahip ve uzmanlaşmaya ihtiyaç duyuyor. Bu da başka bir fırsat penceresi sunuyor. Klasik hayvancılığın uzmanlaşmasına benzer şekilde evrileceğini varsayarak böcek yetiştiriciliğinde de larva yetiştiren, onu işlemden geçiren ve ürün haline getirenler farklı uzmanlar olacaktır.

Denemelerinizin her aşamasını kayıt altına aldığınız, görselleştirdiğiniz bir günlük tutun. 

Misyon olarak şimdiye kadar yumurta üretimi,  larva besleme teknikleri, rasyonlar, işleme teknikleri, katma değeri yüksek ürünler geliştirilmesi konularında çok iyi teorik bilgim ve saha deneyimim oldu. Çok mutluyum. Bu alanda yetişmesine katkıda bulunduğum insanlarla ve kendimle gurur duyuyorum. Artık başlangıç misyonumu tamamladığımı düşünüyorum. Çünkü hammadde yoksa ürün de yok. Düşük maliyetli, kaliteli ve daha hacimli üretim yapılabilen tekniklerine, tasarımlara ihtiyaç var. İşin mühendislik tarafına ağırlık vermeyi düşünüyorum. Bugünden geleceğe değil, gelecekten bugüne de bakalım


18 Kasım 2025 Salı

İşlenmiş Böcek Proteininin Gıda İçeriğinde Kullanılması

Bu yazıda böcek yetiştiriciliğine başka bir açıdan bakalım. Her şey yem içeriğinde sürdürülebilir hayvansal protein ve enerji kaynağı olarak böceklerin kullanılması (soya ve balık unu yerine) ile başladı. Yüzlerce startup firma, akan fonlar, kurulan büyük tesisler, pek söz edilmeyen başarısızlık hikayeleri, yüksek maliyet nedeniyle rekabet sorunları, her yıl bir önceki yılın iki katı sayıda yayınlanan ama hayatta karşılığı olmayan araştırma makaleleri ile karmaşık bir süreç sürüyor. Böcek proteini çevresel etkisi düşük de olsa, soya ve balık ununa göre kapanacak gibi durmayan büyük maliyet farkı nedeniyle rekabet sorunu yaşıyor. Ama döngüsel ekonomi mantığı içerisinde atıkları, böcekleri kullanarak çiftlik hayvanları yemleri üzerinden besin zincirine kazandırmak hala kulağa çok hoş geliyor.

Son ürüne baktığımızda tavuk, balık, domuz, süt, yumurta vb. gıda olarak temel protein kaynaklarımız. Oysa böcekleri gıda güvenliğine uygun bir şekilde üreterek, işlenmiş hallerini besinlerin içerisinde doğrudan tüketmek konusunda her an bir kırılma yaşanabilir. Yani yeme alışkanlıklarımızı değiştirmeden, örneğin hamburgerin içerisinde tüketicinin lezzet açısından fark edilmeyecek oranlarda kullanılmasından söz ediyorum. 2025 yılında yapılmış bir çalışma %10 düzeyine kadar duyusal bir fark yaratmadan hamburger içeriğinde kullanılabileceğini gösteriyor. Et dışındaki bazı gıda ürünlerinin besin değerlerini artırmak amacıyla kullanılmasına zaten yasal düzenlemelerle (şimdilik sadece un kurdu) izin verilmiş durumda. Böcek proteinin besin değeri açısından mevcut protein kaynaklarımızla karşılaştırıldığında fazlası var eksiği yok. Mevcut gıda sistemi, yarattığı çevresel etki nedeni ile böceklerin gıda olarak kullanılmasını sürecini, sistem ve endüstri henüz hazır olmasa da beklenmedik ölçüde hızlandırabilir.

Böcek proteininin, konvansiyonel protein kaynaklarıyla hazırlanan ürünlerin, yani gıdaların içeriğine düşük oranlarda bile girmesi endüstrinin önündeki maliyet engellini ortadan kaldıracaktır. Zaten gıda olarak tüketebileceğimiz kalitede bir protein kaynağını çiftlik hayvanlarına yedirip bu hayvanları tüketmemizin kültürel nedenler dışında mantıksal bir açıklaması da bulunmuyor. Bu perspektiften yapılan analizler Excelde hazırlanan fizibilite raporlarında yeşil ışığı yakıyor

Böcek proteini, yüksek katma değerli ürünler ve gıda olarak tüketilmesi dışında yem endüstrisi için fazlasıyla kaliteli bir ürün. Bu nedenle gelecek vizyonunu yem dışındaki endüstriler için hammadde kaynağı olarak belirlemek gerekiyor. Araştırmaların da gıda güvenliği ama daha önemlisi verimli ve temiz üretim konusuna odaklanması şart.

Özet olarak karlılığın, çevresel yararın ve açlığın kültürel engelleri aşacağını düşünüyorum. Ülkemizde bile.. Dünyanın en büyük üretim tesisini kurmakta olan Enorm firması Black Soldier Fly larvalarının gıda olarak kullanılması için izin başvurusunu yapmıştı. Böcek çiftçiliğinde çok uzak olmayan bir gelecekte resim tamamen değişecek gibi duruyor. Tarım Bakanlığı yetkilileri ise olan biteni seyretmeye devam ediyor.

Son olarak geçtiğimiz hafta sonu Manisadaki kuş fuarına sevgili dostum Dr. Fethi Halepliler ile gittim. Bambaşka bir dünya. Çok eğlendim. Yem standlarını gezerken Delta firmasının YK-TR-5900555 numaralı yem imalat ruhsatıyla üretilmiş un kurdu protein tozunu gördüm. Yem içeriğinde kullanılmasında zaten sıkıntı yok ama un kurdu üretim izni nasıl alınmış bilmiyorum. Tarım bakanlığına başvuran üretici adayları firma ile konuşarak mevzuat engelini nasıl aştıklarını konuşabilirler.

30 Ekim 2025 Perşembe

Kedi Köpek Maması Yasal Mevzuat(Yemek atıkları, Böcekler boyutuyla)

 

Bu yazı böceklerin sokak hayvanları yem içeriğinde kullanılması konusunda ülkemizdeki mevzuatı irdeleyen spesifik bir yazı olacak. Meraklıları ve pet yemi üreticileri dışındakilerin ilgi alanına pek girmiyor.

Böceklerin çiftlik hayvanlarının yem içeriğinde kullanılması konusunda yasal bir engel olmadığını, üretim ve denetleme konusunda bir tebliğ eklikliği olduğunu daha önce yazmıştım. Böcekler izin verilen hammaddeler listesinde açıkça yer alıyor(Çünkü bu liste AB listesi ile aynı). Ama kullanılamıyor. Çünkü üretim izni alınamıyor? Niye izin alınamıyor, çünkü yasal olarak nasıl denetleneceği belirsiz.

Gelelim pet hayvanları yemi meselesine. Biraz arka plan vereyim. Sıfır atık kavramı ülke gündemine en yukarıdan desteklenerek nerede ise 10 yıldır girmiş bulunuyor. Bakanlık ve daire başkanlığı düzeyinde yürütülüyor. Kompost kampanyaları, şişe kapaklarının toplanması, poşetlerin ücretlendirilmesi, çevre bakanlığından başlayan ayrıştırma uygulamaları hayata geçiriliyor. Bu arada yemek atıklarının hayvan beslenmesinde kullanılması yasak. Konya Büyükşehir Belediyesi ülkemizin en büyük sokak hayvanları barınağının temelini atıyor. Bu tesis, modern tekniklerle köpek maması üretimi de yapılacak. Ancak atık ekmek ve yemek atıklarından mama üretimine Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından başlanmış ve temelde bir kompost makinesi olan dandik bir ekipmanı mama üretiminde kullanıyorlar. Basın çok ilgi gösteriyor. Ankara Belediyesi büyük sükse yapıyor. Aslında çok verimsiz ve sorunlu bir çözüm ama, kamuoyu satın alıyor ve takdir topluyor. Diğer belediyeler gıpta ile bakıyor. Sıfır atık kampanyası ve Ankara Belediyesi uygulamasının basında geniş yer bulması Konyadaki  mama tesisi kurulmasının motivasyonunu artırıyor. Fakat önemli bir pürüz var giderilmesi gereken. Yönetmelikler sokak hayvanlarının yemek atıkları ile beslenmesine izin vermiyor. Bazı akıllı bürokratlar yönetmelik değişikliğini meclis gündemine taşıyor ve yemek atıklarının kullanılması ile ilgili çalışmalar başlıyor.  Bu konuda temel 2 yönetmelik var

1) “İnsan tüketimi amacıyla kullanılmayan hayvansal yan ürünler yönetmeliği”. Bu Yönetmeliğin amacı; halk ve hayvan sağlığına, gıda ve yem güvenilirliğine yönelik riskleri engellemek veya asgariye indirmek amacıyla insan tüketimine sunulmayan hayvansal yan ürünler ile bunların türev ürünlerine ilişkin sağlık kuralları ile ilgili usul ve esasları belirlemek.

Bu yönetmeliğe göre Pet hayvanlarının beslenmesine izin verilen materyaller Kategori 3 olarak adlandırılıyor. Bu materyallerin tanımlayan yönetmeliğin 7 maddesinin c bendinin16. Maddesi “Uluslararası taşımacılık yapan ulaşım araçlarından elde edilenler hariç diğer yemek atıkları.” Yani yemek atıklarının mama içeriğinde kullanılması konusunda yasal engel kalkıyor.

Yönetmeliğin 7. maddesinin c bendinin 12. Maddesi “İnsan ve hayvanlarda hastalık yapıcı olanlar dışındaki su ve kara omurgasızları “ da kategori 3 materyal olarak tanımlı. Yani böcek larvaları da pet hayvanı yem içeriğinde kullanımına izin verilen bir materyal. Yemek atığı ile aynı.

Aynı yönetmeliğin 13. Maddesinde Kategori 3 materyallerin hangi hayvanların beslenmesinde kullanılabileceğinin çerçevesini çiziyor. Aynı tarihli yönetmelik değişikliği ile (g) maddesi şu şekilde yayınlanıyor. g)Yem amaçlı yetiştirilen böcek, solucan ve kurtçukların. İşte bu değişiklik ile AB’nin önüne geçerek yemek atıkları ile böcek besleyebilen bir ülke haline geliyoruz.

 

2) Diğer Yönetmelik değişikliği  “Yemlerin piyasaya arzı ve kullanımı hakkında yönetmelik”te yapılıyor. Yönetmelik” eklerinde “gıda amaçlı olmayan hayvan yemleri için yem maddeleri kategorileri” altında “Böcekler, tüm böcek çeşitleri ve gelişim aşamaları” şeklinde yer alıyor.

Nasıl çok mu karışık oldu.?

Şöyle özetleyeyim.

Yasal olarak yemek atıkları ve böcekler  kedi ve köpeklerin beslenmesinde kullanılabilir. Ayrıca yemek atıkları ile BSF larvalarının beslenmesinde de yasal engel yok. (Oysa AB buna izin vermiyor.)

Fakat ülke olarak çok sık başımıza geldiği gibi okyanusu geçip derede boğuluyoruz. Neyle beslenebileceğine ve nerede kullanılabileceğine dair yasal altyapı tamamlanmışken, nasıl üretileceğine sanki görünmez bir el engel oluyor. Oysa hazırlamış olduğum ve ilettiğim yönerge başka görüşler de alarak hızla hayata geçirilebilir.

Sokak hayvanları konusunda çıkan kanun sonrasında arka arkaya barınaklar açılıyor. Sokak hayvanlarının beslenmesi şimdiye kadar, ne bulurlarsa ve hayvan severler tarafından satın alınan mamalarla sağlanırken, tüm yük belediyelerin omuzlarına biniyor. Kedi köpek maması üretimi patlamış durumda ve oluşan ekonomik yükü belediyelerin kaldırması sürdürülebilir değil. Kedi köpek maması hammaddelerine artan  talep dolayısıyla çitlik hayvanı yem fiyatları da çok yükselecek. Yani dolaylı olarak artan çiftlik hayvanı üretim maliyetleri ve fiyatlarının baskısıyla yeni ve kocaman bir ithalat kalemi daha bizi bekliyor. Büyük miktarlarda köpek maması hammaddesi ithal edeceğiz. Böcek proteini de bunun içinde.

 

 

25 Ağustos 2025 Pazartesi

Böcek yetiştiriciliği parlak bir gelecek vaad ediyor. Ama sorunlar da var...


Böcek yetiştiriciliği ile ilgili araştırma ve okumalarım sırasında Nisan 2025 tarihinde yayınlanmış, bir bölümünü aşağıda paylaşacağım bir raporla karşılaştım.  Endüstri tüm yönleri ile ele alınmış, üretici ve yatırımcılar açısından yol gösterici bir döküman ortaya çıkmış. Sıkça karşılaştığım, çıkış arayan küçük üretici adaylarının ve yatırımcıların cesaretini, sektörün parlak geleceğinin yanı sıra, sorun ve sıkıntılarından da söz ederek kırdığım için üzülüyordum ama bu dökümanın kaygılarımı paylaştığını gördüm. 

Böcek endüstrisi ülkemiz için önemli fırsatlar sunuyor. Kervanı yolda düzmeye alışmış iş kültürümüze pek uygun olmasa da, yeterli deneyime ve finansal desteğe sahip insanlarla, coğrafyamıza özgün bir modelle, kararlı, planlı ve hazırlıklı olarak yola çıkmak gerekiyor. 

 --------------------------------------------

BSF teknolojisi, bildiğimiz besi veya tavuk çiftçiliğinden temelde farklı değildir. Tek fark, bu endüstrilerin 80 veya 100 yıllık bir deneyime sahip olmasıdır. Bu nedenle, deneyimsizliğin ve karşılaştırılabilir vaka eksikliğinin, karlılık ve sürdürülebilirliğe ulaşmada büyük bir zorluk oluşturmaya devam etmesi şaşırtıcı değildir. 

1. Ölçekleme Zorlukları

Birçok böcek şirketi, operasyonlarını küçük pilot projelerden endüstriyel ölçekli üretime ölçeklendirmede zorluklarla karşılaşmaktadır. Hızlı ölçekleme genellikle verimsizliklere, yüksek sermaye giderlerine ve altyapı kurulduktan sonra teknik veya değişiklikleri zorlaştıran tasarım hatalarına yol açar. 

2. Atık Temini ve Kalitesi 

Hammaddenin bulunabilirliği ve sürekliliği, BSF şirketlerinin performansında ve karlılığında önemli bir rol oynar. Düşük maliyetli hammadde temini, ürünün besin değeri ve standardizasyonu sağlamak açısından yaygın bir sorundur. 

3. Teknoloji ve Maliyetler 

Böcek üretim süreci, larvaların yetiştirilmesinden hasat edilmesine, protein, yağ ve gübrenin ayrıştırılmasına kadar birçok teknik adımı içerir. Yüksek teknolojili otomasyon sistemleri, özellikle Avrupa kaynaklı olanlar, genellikle pahalı ve bakımı zordur.

4. Yasal Düzenlemeler ve Tüketici Kabulü

Böcek proteini, yağı ve gübre pazarı, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika gibi bölgelerde önemli düzenleyici engellerle karşı karşıyadır. Hammadde kullanımı ve böcek türevli ürünlerin satışı üzerindeki sıkı düzenlemeler, pazar penetrasyonunu yavaşlatmıştır. Yasal düzenlemeler ülkeler arasında tutarsız olabilir ve bu da daha fazla engel yaratabilir.

5. Yatırımcı Davranışı ve Finansal Kaynak

Birçok “startup” böcek şirketi girişim sermayesi tarafından desteklenmiştir, ancak bu şirketlerden bazıları kötü stratejik seçimler nedeniyle vaatlerini yerine getirememiştir. Bu durum, yatırımcıların pazardaki yeni oyuncuları finanse etme konusunda isteksiz olduğu bir "bekleyelim ve görelim" yaklaşımına yol açmıştır.

6. Ekonomik Sürdürülebilirlik

BSF teknolojisi sürdürülebilirlik vaat ederken, sektörün başarısı büyük ölçüde ekonomik verimliliğe bağlıdır. Birçok şirket henüz balık unu veya soya unu gibi alternatif protein kaynaklarıyla rekabet etmek için gereken karlılığa ulaşamamıştır. Özellikle tropikal olmayan iklimlerde yüksek enerji ve işletme maliyetleri bu zorlukları daha da kötüleştirmektedir.

Avrupa ve Kuzey Amerika'da, böcek yetiştiriciliği için izin verilen atıklar üzerindeki sıkı düzenlemeler ve uygun olmayan coğrafyalardaki tam iklim kontrolü ihtiyacı nedeniyle bu giderlerin azaltılmasına odaklanılmaktadır. Sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve ısı geri kazanımı ekonomik ve ekolojik rahatlama sağlayabilir. Ancak böcek endüstrisi henüz emekleme aşamasındadır ve sistemlerin ve bileşenlerinin, sıfırdan geliştirilmese bile, yerel koşullara ayrı ayrı uyarlanması gerekmektedir. Rekabetçi durum nedeniyle, sektörler arası deneyim aktarımının sınırlı olması anlaşılır bir durumdur; bu da kendi Ar-Ge departmanlarına sahip olmanın önemini artırmakta ve özellikle başlangıç aşamasında maliyetleri önemli ölçüde yükseltmektedir. Ayrıca, birçok atık yönetimi şirketi, BSF gibi teknolojilere yatırım yapmak yerine kısa vadeli hissedar kârlarına odaklanmakta ve bu da sektörün büyüme potansiyelini sınırlamaktadır.

Bu zorlukların üstesinden gelmek için, çevre korumaya öncelik vererek daha fazla gelir elde edebilecek, istihdamı artırabilecek ve kamu yatırımı çekebilecek sürdürülebilirliğe odaklanmış kültürel bir değişime ihtiyaç vardır. Tropikal ülkelerde, iklimlendirme maliyetleri daha az önceliklidir. Çoğu durumda, sadece havalandırma sistemleri sürekli üretimi sağlamak için yeterlidir. Öte yandan, güvenilir, yüksek kalitede, sürekliliği olan bir atık kaynağına erişim, atığın diğer kullanım alanlarıyla rekabeti nedeniyle zorluk yaratabilmektedir. Meyve ve sebze atıkları, restoran atıkları veya hatta tavuk gübresi gibi "saf" organik atık kaynakları için bile genellikle zaten işleyen bir değer zincirleri bulunur. BSF endüstrisi bu kanallarla rekabet etmemeli ve bunları mevcut müşterilere bırakmalıdır. Bu nedenle, çoğu durumda atık temini, toplanan malzemenin (halk pazarlarından, restoranlardan veya hatta evlerden) ayrıştırıldığı ve kullanılmayan kısmın ayrı olarak bertaraf edildiği bir adımı içerir. Bu sürecin getirdiği ek maliyetler dikkate alınmalı, atık yönetimiyle ilgili faaliyetlerin gelir kaynağı olabilmesi sağlanmalıdır. 

Biyodönüşümden farklı olarak, yumurta üretimi sineğin tüm yaşam evrelerindeki ihtiyaçlarının karşılanmasını gerektirir. Bu, hayvanların çeşitli evrelerden mümkün olan en iyi şekilde geçebilmeleri için çeşitli çevresel koşulların veya habitatların yaratılması gerektiği anlamına gelir. Çok fazla manuel işlem gerektirir ve emek yoğun olma eğilimindedir. Nispeten düşük işçilik maliyetlerine sahip ülkeler rekabet avantajına sahiptir. Tesis operasyonlarının verimliliği güçlü kar marjlarını korumak için kritik bir önem taşır.  BSF çiftçiliğini, çiftçilerin günlük veya haftalık programlarına entegre eden ve arıcılığa benzer şekilde bunu yan bir iş olarak yürütmelerine olanak tanıyan standart bir operasyon protokolü uygulamak önemlidir. İşgücünü optimize etmek, süreçleri düzene koymak ve istikrarlı bir substrat tedarikini sağlamak, küçük çiftçilerin BSF çiftçiliğindeki ekonomik getirilerini en üst düzeye çıkarmaları için esastır.


30 Eylül 2024 Pazartesi

Dum Spire Spero(Nefes alıyorsak hala umut vardır)

 


Böcek endüstrisi hızla büyümeye devam ediyor. Vaad ettiği sürdürülebilir bir hammadde kaynağı olduğu konusunda hiçbir tereddüt kalmadı. Yapılan son çalışmalar böcek yetiştiriciliğinin yetişme ortamı, iklimlendirme vb konuları giderek daha az içeriyor. Hemen tamamı kullanım alanlarına yönelik.

İtiraf edilmeyen edilse bile yeteri kadar önemsenmediğini düşündüğüm üretim maliyetleri, özellikle yatırım için fon toplamakla meşgul aktörler için zaman içerisinde çözülecek bir sorun olarak görülüyor. Oysa üretim maliyetleri, yem hammaddesi olarak kullanılan soya, balık unu ve palm yağının hala çok üzerinde. Arada 4-9 katlık fark,  mucizevi bir teknik çıkmazsa kısa vadede kapanacak gibi değil. Bu nedenle endüstrinin motorunu görece daha yüksek piyasa değeri olan premium marka pet ürünleri oluşturmakta. Gelişim evrelerine özelleşmiş balık ve tavuk yemi olarak kullanılması belki ama , endüstriyel standart yem(organik sertifkasyonu dışında) olarak rekabet edebilir maliyetler ve fiyatlar söz konusu değil. Yine de canlı olarak kullanılması ile işleme maliyetlerinden kaçınmak ilk adım olabilir. Bu durumda canlı larvaların hayvanlara sunulmasında uygun otomasyon ve makine çözümleri ile stoklama sorunu ortaya çıkıyor ama bu durum aşılamayacak bir engel değil. Uzatmayayım çiftlik hayvanlarında alternatif yem olarak böcek kullanılması için uzun zaman geçecek. Bu durum yatırımcılar için cesaret kırıcı olabilir. Ama öte yandan çok daha heyecan verici başka gelişmeler yaşanıyor.

Black soldier fly özelinde larvalarından elde edilen protein, yağ, kitin, melanin bilinen yüksek katma değerli hammaddeler. Bunlar, yem dışındaki endüstrilerde mevcut  hammaddelere belirgin üstünlük sağlayan özellikler taşıyor. Antioksidan, antibakteriyel, antifungal etkisi yüksek, içerisinde keşfedilmeyi bekleyen pek çok biyoaktif molekül içeren bir hammadde söz konusu. Son yayınlar tamamen bu konular üzerinde yapılan çalışmaları içeriyor. Yüksek katma değerli ürünler, yüksek kar marjları içerdiği için hammadde üretim maliyetleri yem endüstrisinde olduğu gibi göz korkutucu değil. Aynı zamanda ölçek ekonomisinin getirdiği çok yüksek yatırım maliyetleri de görece düşüyor. Daha nitelikli insan kaynağının daha rafine yatırımcıların ve vizyon sahibi fonlayıcıların zamanı başlıyor. Ayrıca biyolojik bilimler kadar hatta daha fazla mühendisliklerin (Makine, gıda, kimya vb) ağırlığı söz konusu. Multidisipliner bir ekibin altından kalkabileceği bir alan. Ülke olarak makus kaderimizi yenebilir, işlenmemiş hammadde tedarikçisi rolümüzden bu alanda sıyrılabiliriz. İklim avantajımıza, nitelikli insan kaynaklarımızı eklediğimizde böcek endüstrisi ülkemize parlak ufuklar vaad ediyor.

Çamlıdaki işletmemizde hibrit bir model kullanıyoruz. Merkezde yumurta ve bebek larva üretimi yapan tesisimiz var. Alt yapısı olan, bu tesisten bebek larvaları ya da yumurtaları alarak kendi çiftliğinde besleyip canlı formda tavuklarına sunuyor. Yeri, işgücü veya atık kaynağı olmayan işletmeler için ise merkezi tesiste araştırmalar için kullanılan fazlalık ya da "hurda🙂" larvalar veriliyor. Bu şekilde toplamda 700 civarı tavuk stoğu larva ile beslenmekte. Uygulamamıza katılan küçük işletme sayısı ve toplam tavuk stoğu giderek artıyor. Aramızda para alışverişi yok. Dayanışma ruhu ile ilerliyoruz. İhtiyaç olursa merkezdeki tesise işgücü ve malzeme desteği vereceklerini biliyorum. Küçük hediyeler(bahçelerinden topladıkları incir, erik, sebze vb) getiriyorlar. Doktorluk yaparken yaşadığım duygusal tatmini hiç aramıyorum. Eğer merkezdeki tesisi yönetecek iyi yetişmiş insan kaynağı varsa kesinlikle sürdürülebilir bir model. Teknik boyutunu ve ayrıntılarını ailemiz biraz daha genişleyince paylaşacağım. Eğer bu modeli kendi coğrafyalarında uygulamak isteyen aileler olursa elimden gelen desteği vereceğimi bir kez daha söylemek isterim. 


14 Mart 2024 Perşembe

Gıda olarak böcek ürünlerinin kullanımında tüketici kabulü

 IT'S HERE: EU Consumer Acceptance of Edible Insect Survey 🌱


We are thrilled to inform you that the much-awaited EU Consumer Acceptance Survey on Edible Insects is finally out!

The survey boasts one of the largest samples across Europe’s six largest markets, and it was conducted by accredited external researchers with support from academia.

The EU Consumer Acceptance Survey on Edible Insects highlights that six out of ten Europeans who tried insect-enriched products rated the taste as “very good” with the age group 25-44 most prone to consuming the products.

The survey questionnaire also aimed to identify food categories where insect-enriched products have gained popularity, while ascertaining the population demographic that the novel food industry can consider as early adopters.

According to the collated data, taste, market availability, health benefits, product pricing, environmental sustainability, and food origin are the key factors that drive changes in food habits.

Sports supplements are amongst the most appealing insect-enriched food products, with 71% of the respondents saying they would consume them.

Men who exercise regularly (76%) are more likely to integrate food products made with insect ingredients in their diets than women (65%) from the same group. An interesting survey finding is respondents’ preference for insect-enriched sports supplements due to their rich vitamin and mineral contents (71%) rather than the high amounts of protein in them (29%).

While consumers do take into consideration environmental sustainability (25%) when purchasing insect-enriched foods, product taste (71%), health benefits (47%) and pricing (45%) pull the heaviest weight on their preferences.

9 Şubat 2024 Cuma

Böcek Proteini ve Yağı İçeren Köpek Maması Üretimi-İzmir Büyükşehir Belediyesi

 

Ülkemizdeki dişe dokunur üretim yapan en yüksek kapasiteli tesis İzmir Büyükşehir Belediyesine aittir ve üretilen larva unu ve yağı, barınaklarında misafir ettikleri köpeklerin mama içeriğinde kullanılmaktadır. Bu tesiste çalışan aidiyet duygusu yüksek insan kaynakları, küçük çaplı bir mucize gerçekleştiriyorlar. Benim de bir parça tuzum bulunduğu için gurur duyduğum bu uygulamada, eşine az rastlanır bir faaliyet yürütülüyor. Kilogram fiyatı 300-500 lira olan ithal böcek bazlı köpek mamalarına eşdeğer kalitede üretim yapıyorlar. Aylık 1.5 ton larva üretimi var, ayda ortalama 15 ton atık değer kazanıyor. Mama içeriğinde larva proteini ve yağı dışındaki hammaddeler de büyük oranda ücretsiz(bağış) olarak temin edildiği için tüm maliyetler çıktıktan sonra belediyenin 10 milyon tl/yıl gibi bir tasarrufu var. Artık benzer bir tesisi kurabilecek kadar bilgi ve deneyime sahip en az 5 personel yetişmiş durumda. Her şey dökümante edilmiş, iş akışları görev tanımları çıkarılmış pırıl pırıl bir tesis. Yurt dışından gelen ziyaretçiler de çok etkileniyor ve örnek alıyorlar. Ülkemizde böcek biyoteknolojini kullanma sürecinde önemli bir aşama olan pilot tesis ölçeği aşılmış, insan kaynağı hazırlamak için gerçek bir ortam yaratılmış durumda. Çok önemli ve değerli buluyorum. Uygulama atık kaynağı olarak zincir marketlerin çatal öncesi atıklarını kullandığı için AB regulasyonlarına da uygun bir üretim yapıyorlar. 

Araştırma tesisimizde üretilen larva yağının doku kültürü üzerinde yapılan testleri sonuçlandı. Fibroblast dediğimiz yara iyileşmesinde önemli rol oynayan hücreleri olumlu yönde etkiliyor, toksik etki göstermiyor. Bu sonuçlar larva yağının yara iyileşmesine katkıda bulunan bazı ürünlerin içeriğinde yer alabileceğini gösteriyor. Ayrıca keratinositleri inhibe ettiği için sedef hastalığında kullanım alanı da olabilir gibi görünüyor. Elbette ilaç içeriğinde yer alması oldukça uzun bir yolculuk, ama ilk işaretler çok olumlu. 

Siyah Asker Sineği üretimi ile ilgili çalışmalar, farklı diyet uygulamaları ile rezidünün kullanımı alanına yoğunlaşmış durumda. Çevresel etkileri azaltmak amacıyla alternatif sürdürülebilir hammaddelere olan talep giderek artmakta, yasal düzenlemeler ve çevre vergileri ile sürdürülebilir hammaddelerin fiyatları rekabet edebilir noktaya yaklaşmakta. Ancak böcek ürünlerine olan talebi karşılayabilecek kapasitede üretim olmadığından ve maliyetlerin yüksekliğinden pazar payı hala çok düşük. 

Geleceğe dair daha iyimser bakabiliyorum. Tarım Bakanlığının konuya ilgisinin yeniden artmış olduğunu duydum. Umarım yakında yasal düzenleme konusunda bir gelişme olur.